Translation of "Day's" in Turkish

0.003 sec.

Examples of using "Day's" in a sentence and their turkish translations:

The day's still young.

Gün hâlâ genç.

Every day's the same.

Her gün birbirinin aynısı.

Thank God that day's over.

- Tanrı'ya şükür, gün sona erdi.
- Allah'a şükür, o gün sona erdi.

Sunset brings respite from the day's heat.

Güneşin batmasıyla yoğun sıcaktan bir nefes alıyorlar.

There's a whole day's work for nix.

Nix için bütün bir günlük iş var.

I need your answer before the day's over.

Gün bitmeden önce cevabını istiyorum.

I want to be quiet after a day's hard work.

Bir günlük sıkı çalışmadan sonra sessiz olmak istiyorum.

You've got another four day's journey before you reach Moscow.

Moskova'ya ulaşmadan önce dört günlük daha seyahatiniz kaldı.

Tom has never missed a day's work in his life.

Tom asla hayatında bir günlük çalışma kaçırmadı.

One day's freedom is better than ten years of oppression.

Bir günlük özgürlük, on yıllık zulümden daha iyidir.

Tom closed his diary after writing about that day's events.

Tom, o günkü olaylar hakkında yazdıktan sonra günlüğü kapattı.

We took advantage of the day's nice weather to play tennis.

Biz tenis oynamak için günün güzel havasının avantajından yararlandık.

A quarrel between husband and wife is like a spring day's drizzle.

Karı ve koca arasındaki kavga, bir bahar gününün yağmuru gibidir.

There is nothing like a glass of beer after a whole day's work.

Bir tam günlük çalışmadan sonra bir bardak bira gibi bir şey yoktur.

But Flaminius can still redeem himself, and he is only one day's march away.

Ancak Flaminius hala gururunu kurtarabilir, sadece bir gün yürüyüş mesafesinde.

He does things very slowly. It takes him three days to do one day's work.

O, işleri çok yavaş yapar. Bir günlük işi yapmak onun üç gününü alır.

- I need your answer by the end of the day.
- I need your answer before the day's over.

- Günün sonuna kadar cevabına ihtiyacım var.
- Gün bitmeden önce cevabını istiyorum.