Translation of "Prioriteit" in Turkish

0.008 sec.

Examples of using "Prioriteit" in a sentence and their turkish translations:

Meubels hebben nu prioriteit.

Şu anda öncelikli ihtiyacımız mobilyalar.

Vuur is onze hoogste prioriteit.

Birinci önceliğimiz, ateş.

Het oplossen van je probleem zou prioriteit moeten hebben.

Sorunun çözülmesi listede ilk olmalı.

Wel zo slim in de woestijn. De eerste prioriteit is drinken.

Muhtemelen çölde bunu yapmak akıllıcadır. Birinci öncelik: Suyunuzu ihmal etmeyin.

Hij maakte er zijn eerste prioriteit van om ervoor te zorgen dat zijn eigen mannen naar behoren werden betaald en gevoed - iets wat

. Kendi adamlarına düzgün bir şekilde ödeme yapılmasını ve beslenmesini sağlamak için ilk önceliği yaptı