Translation of "Wel" in Turkish

0.037 sec.

Examples of using "Wel" in a sentence and their turkish translations:

Natuurlijk wel!

Tabii ki evet!

- Bedankt!
- Dank u wel!
- Dank je wel!

Teşekkürler!

Wel wel! Hoe hebt ge dat gedaan?

Nasıl oldu da bunu yaptın?

Ik betaal wel.

Ben öderim.

Het zal wel.

Her neyse!

We overleven wel.

Hayatta kalacağız.

Mag dat wel?

Buna izin verilir mi?

Het gebeurt wel.

Bazen olur.

- Goedenacht.
- Slaap wel.

İyi geceler.

Wees wel voorzichtig.

Dikkatli olun.

- Toch wel.
- Jazeker.

Evet gerçekten.

Zie je wel?

Görüyor musun?

- "Alsjeblieft." "Dank je wel."
- "Hier, alsjeblieft." "Dank je wel."

"Hadi bakalım." "Teşekkürler."

- Dank je wel voor gisteren.
- Dank u wel voor gisteren.

Dün için teşekkürler.

- Het komt wel goed.
- Het komt wel goed met ons.

Biz iyi olacağız.

- Ik doe de vaat wel.
- Ik doe de afwas wel.

Ben bulaşıkları yıkayacağım.

- Bedankt!
- Dank u wel!
- Dank je wel!
- Dank u.
- Bedankt.

- Teşekkür ederim!
- Teşekkür ederiz!
- Teşekkürler!

- Bedankt, maat!
- Dank je wel, makker!
- Dank je wel, kerel.

Teşekkürler kanka!

- Bedankt!
- Dank u wel!
- Dank je wel!
- Dank je!
- Dankjewel!

Teşekkürler!

wel naar behoren werkt.

istendiği gibi çalışıp çalışmadığı.

Ik snap het wel.

Bunu anlıyorum.

Maar wel door aanraking.

Ama dokunarak yakalayabilir.

Ik denk van wel.

Ben öyle düşünüyorum.

Heeft dit wel zin?

Bu mantıklı mı?

Ik ga wel alleen.

Tek başıma gideceğim.

Ik wist het wel.

O tam düşündüğüm gibiydi.

Je lijkt wel gek.

Delirmiş olmalısın.

Het valt wel mee.

O, o kadar kötü değil.

Dank u wel, dokter.

Teşekkür ederim, doktor.

Dank je wel, schat.

Teşekkürler, tatlım.

Is dat wel goed?

- Tamam mı?
- Böyle iyi mi?

Tom wacht wel even.

Tom bekleyecek.

Het lukt Tom wel.

Tom yönetiyor.

Tom overleeft het wel.

Tom yaşıyor.

Het komt wel goed.

İyi olacak.

Dat kan wel kloppen.

O yaklaşık olarak doğru görünüyor.

Het overkomt iedereen wel.

- Bu herkese olabilir.
- Bu herkesin başına gelir.

Het ging wel redelijk.

Makûl geçti.

Dat besef ik wel.

Onun farkındayım.

We kunnen wel zonder.

O olmadan yapabiliriz.

Dat viel wel mee.

Çok kötü değildi.

Dat gebeurt wel eens.

O ara sıra oluyor.

Ik blijf hier wel.

Ben burada kalırım.

Ik begrijp dat wel.

Anlıyorum.

- Goedenacht.
- Slaap wel.
- Goedenacht!

İyi geceler.

- We zijn wel echt goede vrienden.
- Wij zijn wel echt goede vrienden.
- We zijn wel echt goede vriendinnen.
- Wij zijn wel echt goede vriendinnen.

Biz gerçekten iyi dostlarız.

- Dat viel wel mee toch?
- Nou, dat viel wel mee toch?

Artık, o, o kadar kötü değil, değil mi?

- Ik pak het wel.
- Ik zal het halen.
- Ik haal het wel.

Onu yakalayacağım.

- Je hebt geen honger, of wel?
- Jullie hebben toch geen honger, wel?

Aç değilsin, değil mi?

- Bedankt, vriend!
- Bedankt, maat!
- Dank je wel, makker!
- Dank je wel, kerel.

- Teşekkürler kanka!
- Teşekkürler, dostum!

- Bedankt!
- Dank u wel!
- Dank je wel!
- Dank u.
- Dank je!
- Dankjewel!

- Teşekkür ederim!
- Teşekkürler!

- Je kende Tom niet, of wel?
- Jij kende Tom niet, of wel?

Tom'u tanımıyordun, değil mi?

- Ik kan Tom zelf wel aan.
- Ik kan Tom alleen wel aan.

- Tom'u ben idare ederim.
- Tom'un icabına ben bakarım.

- Denk je wel eens aan Tom?
- Denken jullie wel eens aan Tom?

- Hiç Tom'u düşünüyor musun?
- Hiç Tom'u düşünüyor musunuz?

"Dat wist ik al wel."

''Bunu önceden de biliyordum'' diye geçirmiş olabilirsiniz.

Maar wel bepaalde narratieve structuren.

belli anlatı yapıları için de geçerli.

Ik pak het zelf wel.

"Bulmuşken yiyeyim bari."

Want hierin slaagt het wel:

Burada hangi konuda iyi olduğu yazıyor.

...en die is wel eetbaar.

Bu kısım yenilebilir.

Maar andere merken het wel.

Ama tehlikeyi sezen başkaları var.

En wel honderd jaar worden.

100 yıla kadar da yaşayabilir.

Hij lijkt wel een skelet.

O sadece bir iskelet gibi görünüyor.

Ik kan het wel aan.

Ben onu halledebilirim.

Het viel eigenlijk wel mee.

O aslında o kadar kötü değildi.

Ik wil het wel doen.

Onu yapmak istiyorum.

Ik moet wel dingen zien.

Hayal görüyor olmalıyım.

Dat is best wel verbazingwekkend.

Oldukça şaşırtıcı.

Dat werkt niet, of wel?

O çalışmıyor, değil mi?

Dat toiletpapier lijkt wel schuurpapier.

Bu tuvalet kağıdı zımpara kağıdı gibi.

Ik dek de tafel wel.

- Masayı hazırlayacağım.
- Sofrayı kuracağım.

- Slaap wel.
- Welterusten.
- Slaap lekker!

İyi uykular!

Je moet wel honger hebben.

- Aç olmalısınız.
- Karnınız aç olmalı.

Dat viel wel mee toch?

O çok kötü değildi, değil mi?

Ik moet wel getikt zijn.

- Aklımı kaçırmış olmalıyım.
- Çıldırmış olmalıyım.

Uiteindelijk komt Tom hier wel.

Tom er ya da geç buraya gelecek.

Misschien heeft Tom wel dorst.

Tom susamış olabilir.

Het kan wel even duren.

- Biraz sürebilir.
- Biraz zaman alabilir.

Misschien heb je wel gelijk.

Belki sen haklısın.

Mijn zus mag Tom wel.

Kız kardeşim Tom'u seviyor.

We waren best wel stil.

Biz oldukça sessizdik.

Ja, dat kan je wel.

Evet, yapabilirsin.

Tom moet wel dorst hebben.

Tom susamış olmalı.

Ze weet het wel zeker.

O, onu biliyor.

Ze moeten wel gelukkig zijn.

Onlar mutlu olmalılar.

Ik stoor toch niet, wel?

Sizi rahatsız etmiyorum, değil mi?

Dat vind ik wel jammer.

Ben bunu şanssız buluyorum.

Hij wacht wel op je.

Seni bekleyecek.

Jouw ideeën bevallen mij wel.

Fikirlerin hoşuma gidiyor.