Translation of "Wel" in Turkish

0.033 sec.

Examples of using "Wel" in a sentence and their turkish translations:

Natuurlijk wel!

Tabii ki evet!

Wel wel! Hoe hebt ge dat gedaan?

Nasıl oldu da bunu yaptın?

- Bedankt!
- Dank u wel!
- Dank je wel!

- Teşekkür ederim!
- Teşekkür ederiz!
- Teşekkürler!
- Teşekkür ederim.

Mag dat wel?

Onu yapabilir misin?

Ik betaal wel.

Ben öderim.

Het zal wel.

Her neyse!

We overleven wel.

Hayatta kalacağız.

- Toch wel.
- Jazeker.

Evet gerçekten.

- Goedenacht.
- Slaap wel.

İyi geceler.

Wees wel voorzichtig.

Dikkatli olun.

Het gebeurt wel.

Bazen olur.

Zie je wel?

Görüyor musun?

- "Alsjeblieft." "Dank je wel."
- "Hier, alsjeblieft." "Dank je wel."

"Hadi bakalım." "Teşekkürler."

- Het komt wel goed.
- Het komt wel goed met ons.

Biz iyi olacağız.

- Dank je wel voor gisteren.
- Dank u wel voor gisteren.

Dün için teşekkürler.

- Bedankt!
- Dank u wel!
- Dank je wel!
- Dank u.
- Bedankt.

- Teşekkür ederim!
- Teşekkür ederiz!
- Teşekkürler!

- Ik doe de vaat wel.
- Ik doe de afwas wel.

Ben bulaşıkları yıkayacağım.

- Bedankt, maat!
- Dank je wel, makker!
- Dank je wel, kerel.

Teşekkürler kanka!

- Bedankt!
- Dank u wel!
- Dank je wel!
- Dank je!
- Dankjewel!

Teşekkürler!

wel naar behoren werkt.

istendiği gibi çalışıp çalışmadığı.

Ik snap het wel.

Bunu anlıyorum.

Maar wel door aanraking.

Ama dokunarak yakalayabilir.

Ik wist het wel.

O tam düşündüğüm gibiydi.

Dank u wel, dokter.

Teşekkür ederim, doktor.

Je lijkt wel gek.

Delirmiş olmalısın.

Het valt wel mee.

O, o kadar kötü değil.

Dank je wel, schat.

Teşekkürler, tatlım.

Is dat wel goed?

- Tamam mı?
- Böyle iyi mi?

Tom wacht wel even.

Tom bekleyecek.

Dat gebeurt wel eens.

O ara sıra oluyor.

- Goedenacht.
- Slaap wel.
- Goedenacht!

İyi geceler.

Het overkomt iedereen wel.

- Bu herkese olabilir.
- Bu herkesin başına gelir.

Dat kan wel kloppen.

O yaklaşık olarak doğru görünüyor.

Het ging wel redelijk.

Makûl geçti.

Dat besef ik wel.

Onun farkındayım.

We kunnen wel zonder.

O olmadan yapabiliriz.

Het lukt Tom wel.

Tom yönetiyor.

Tom overleeft het wel.

Tom yaşıyor.

Het komt wel goed.

İyi olacak.

Dat viel wel mee.

Çok kötü değildi.

Ik blijf hier wel.

Ben burada kalırım.

Ik denk van wel.

Ben öyle düşünüyorum.

Heeft dit wel zin?

Bu mantıklı mı?

Ik ga wel alleen.

Tek başıma gideceğim.

Ik begrijp dat wel.

Anlıyorum.

- We zijn wel echt goede vrienden.
- Wij zijn wel echt goede vrienden.
- We zijn wel echt goede vriendinnen.
- Wij zijn wel echt goede vriendinnen.

Biz gerçekten iyi dostlarız.

- Dat viel wel mee toch?
- Nou, dat viel wel mee toch?

Artık, o, o kadar kötü değil, değil mi?

- Je kende Tom niet, of wel?
- Jij kende Tom niet, of wel?

Tom'u tanımıyordun, değil mi?

- Denk je wel eens aan Tom?
- Denken jullie wel eens aan Tom?

- Hiç Tom'u düşünüyor musun?
- Hiç Tom'u düşünüyor musunuz?

- Ik kan Tom zelf wel aan.
- Ik kan Tom alleen wel aan.

- Tom'u ben idare ederim.
- Tom'un icabına ben bakarım.

- Bedankt!
- Dank u wel!
- Dank je wel!
- Dank u.
- Dank je!
- Dankjewel!

- Teşekkür ederim!
- Teşekkürler!

- Ik pak het wel.
- Ik zal het halen.
- Ik haal het wel.

Onu yakalayacağım.

- Je hebt geen honger, of wel?
- Jullie hebben toch geen honger, wel?

Aç değilsin, değil mi?

- Bedankt, vriend!
- Bedankt, maat!
- Dank je wel, makker!
- Dank je wel, kerel.

- Teşekkürler kanka!
- Teşekkürler, dostum!

"Dat wist ik al wel."

''Bunu önceden de biliyordum'' diye geçirmiş olabilirsiniz.

Ik pak het zelf wel.

"Bulmuşken yiyeyim bari."

...en die is wel eetbaar.

Bu kısım yenilebilir.

Maar wel bepaalde narratieve structuren.

belli anlatı yapıları için de geçerli.

Want hierin slaagt het wel:

Burada hangi konuda iyi olduğu yazıyor.

En wel honderd jaar worden.

100 yıla kadar da yaşayabilir.

Maar andere merken het wel.

Ama tehlikeyi sezen başkaları var.

Ze weet het wel zeker.

O, onu biliyor.

Hij lijkt wel een skelet.

O sadece bir iskelet gibi görünüyor.

Ik kan het wel aan.

Ben onu halledebilirim.

Het viel eigenlijk wel mee.

O aslında o kadar kötü değildi.

Ik moet wel dingen zien.

Hayal görüyor olmalıyım.

Ik wil het wel doen.

Onu yapmak istiyorum.

Misschien heeft Tom wel dorst.

Tom susamış olabilir.

Ze moeten wel gelukkig zijn.

Onlar mutlu olmalılar.

Ik stoor toch niet, wel?

Sizi rahatsız etmiyorum, değil mi?

- Slaap wel.
- Welterusten.
- Slaap lekker!

İyi uykular!

Dat toiletpapier lijkt wel schuurpapier.

Bu tuvalet kağıdı zımpara kağıdı gibi.

Ik dek de tafel wel.

- Masayı hazırlayacağım.
- Sofrayı kuracağım.

Dat viel wel mee toch?

O çok kötü değildi, değil mi?

Uiteindelijk komt Tom hier wel.

Tom er ya da geç buraya gelecek.

Ik moet wel getikt zijn.

- Aklımı kaçırmış olmalıyım.
- Çıldırmış olmalıyım.

Dat is best wel verbazingwekkend.

Oldukça şaşırtıcı.

Dat werkt niet, of wel?

O çalışmıyor, değil mi?

Je moet wel honger hebben.

- Aç olmalısınız.
- Karnınız aç olmalı.

Misschien heb je wel gelijk.

Belki sen haklısın.

Het kan wel even duren.

- Biraz sürebilir.
- Biraz zaman alabilir.

We waren best wel stil.

Biz oldukça sessizdik.

Mijn zus mag Tom wel.

Kız kardeşim Tom'u seviyor.

Ja, dat kan je wel.

Evet, yapabilirsin.

Tom moet wel dorst hebben.

Tom susamış olmalı.

Dat vind ik wel jammer.

Ben bunu şanssız buluyorum.

Jouw ideeën bevallen mij wel.

Fikirlerin hoşuma gidiyor.

Hij wacht wel op je.

Seni bekleyecek.