Translation of "Drinken" in Turkish

0.051 sec.

Examples of using "Drinken" in a sentence and their turkish translations:

- Wilt u iets drinken?
- Willen jullie iets drinken?
- Wil je iets drinken?

Bir şey içmek ister misin?

- Willen jullie iets drinken?
- Wil je iets drinken?
- Wil je wat drinken?
- Wil je iets om te drinken?
- Wil je iets te drinken?

Bir şeyler içmek ister misin?

- Wat wilt u drinken?
- Wat wilt ge drinken?

- Ne içmek istersiniz?
- Ne içmek istersin?

- Wat wilt ge drinken?
- Wat wil je drinken?

Ne içmeyi arzu edersiniz?

- Wil je iets drinken?
- Wil je wat drinken?
- Wil je iets om te drinken?
- Wil je iets te drinken?

İçecek bir şey ister misiniz?

Ze drinken cola.

Onlar kola içerler.

Laten we drinken.

Hadi içelim.

Olifanten drinken water.

Filler su içer.

We drinken water.

Su içiyoruz.

Vogels drinken water.

Kuşlar su içer.

Ik wil drinken.

İçmek istiyorum.

Zij drinken koffie.

Onlar kahve içerler.

Wij drinken alles.

Biz her şeyi içeriz.

Wat te drinken?

Ne içilir?

Mag ik alcohol drinken?

Alkol içebilir miyim?

Echte mannen drinken thee.

Gerçek erkekler çay içerler.

Wil je iets drinken?

Bir şey içmek ister misin?

Ik wil melk drinken.

Ben süt içmek istiyorum.

Wat ga je drinken?

Ne içeceksin?

Je moet water drinken.

Su içmek zorundasın.

Zij moeten water drinken.

- Onlar su içmeliler.
- Onlar su içmek zorundalar.

Italianen drinken geen koffie.

İtalyanlar kahve içmezler.

Europeanen drinken graag wijn.

- Avrupalılar şarap içmeyi sever.
- Avrupalılar şarap içmek isterler.

Italianen drinken vaak koffie.

İtalyanlar genellikle kahve içerler.

Italianen drinken altijd wijn.

İtalyanlar hep şarap içerler.

Ze drinken nooit bier.

Onlar hiç bira içmez.

Zouden ze water drinken?

Su içerler mi?

- Wil je iets om te drinken?
- Wil je iets te drinken?

- Bir şeyler içmek ister misin?
- Bir içki ister misin?

- Ik ben gestopt met koffie drinken.
- Ik stopte met koffie drinken.

Kahve içmeyi bıraktım.

- Wil je iets kouds te drinken?
- Wilt u iets kouds te drinken?
- Willen jullie iets koud te drinken?

İçecek soğuk bir şey ister misin?

- Ik zou graag iets drinken.
- Ik zou graag iets te drinken hebben.

İçecek bir şey istiyorum.

- Wat drinkt u?
- Wat drink je?
- Wat ben je aan het drinken?
- Wat bent u aan het drinken?
- Wat zijn jullie aan het drinken?
- Wat drinken jullie?

Ne içiyorsun?

Je moet stoppen met drinken.

İçmeyi durdurmalısın.

Ik kan geen alcohol drinken.

Alkol içemem.

Ik wil iets warms drinken.

İçmek için sıcak bir şey istiyorum.

Ik kan geen melk drinken.

Ben süt içemem.

Was je aan het drinken?

İçki mi içiyordun?

Ik wil wat water drinken.

Biraz su içmek istiyorum.

Wil je graag koffie drinken?

Kahve içmek istiyor musun?

Tom wilde wat melk drinken.

Tom biraz süt içmek istedi.

Ik wil iets kouds drinken.

Soğuk bir şey istiyorum.

We kunnen geen melk drinken.

Biz süt içemeyiz.

Ik zou thee moeten drinken.

Çay içmeliyim.

Ik zal de koffie drinken.

Ben kahve içeceğim.

Geef Tom iets te drinken.

Tom'a içecek bir şey al.

Ik kan geen koffie drinken.

Kahve içemem.

We drinken te weinig water.

Biz çok az su içiyoruz.

Geen wonder dat mensen drinken.

İnsanların içmesine şaşmamalı.

Laat Tom geen sinaasappelsap drinken.

Tom'un portakal suyu içmesine izin verme.

Laten we iets gaan drinken.

İçmeye gidelim.

Ik kan niet meer drinken.

Artık içemem.

Hij is gestopt met drinken.

İçmeye son verdi.

Geef me iets te drinken.

Bana içecek bir şey ver.

Is Mike gestopt met drinken?

Mike içmeyi bıraktı mı?

Wil je iets te drinken?

İçecek bir şey ister misiniz?

Ik kan geen tequila drinken.

Tekila içemem.

- Ik kan niet nog meer bier drinken.
- Ik kan geen bier meer drinken.

Ben daha fazla bira içemem.

- Ze was gewoon bier te drinken.
- Zij was gewend om bier te drinken.

O önceleri bira içerdi.

- Ze was gewoon bier te drinken.
- Hij was gewoon bier te drinken.
- Ik was gewend om bier te drinken.
- Ik dronk gewoonlijk bier.

O önceleri bira içerdi.

- Ik heb dorst.
- Ik wil drinken.

- Susadım.
- Ben susadım.

Hij was gewoon bier te drinken.

O önceleri bira içerdi.

Ik wil iets om te drinken.

İçecek bir şey istiyorum.

Ik wil geen koude thee drinken.

Soğuk çay içmek istemiyorum.

Laten we wijn of bier drinken.

Şarap ya da bira içelim.

Je moet geen stilstaand water drinken.

Durgun su içmemelisin.

Laat gij uw kinderen koffie drinken?

- Çocuklarınızın kahve içmesine izin verir misiniz?
- Çocuklarınıza kahve içirtir misiniz?

Ik ga iets te drinken halen.

İçecek bir şey alacağım.

Drinken de mensen in Boston kraanwater?

- Boston'daki insanlar musluk suyu içiyorlar mı?
- Boston'da insanlar çeşme suyu içiyor mu?
- Boston'daki insanlar şebeke suyu içiyor mu?

Is er hier iets te drinken?

Burada içecek bir şey var mı?

Kinderen zouden geen wijn mogen drinken.

Çocuklar şarap içmemeli.

Ze gaat een beetje melk drinken.

O biraz süt içecek.

Dat water moet je niet drinken.

O suyu içmemelisin.

Ik zou een koffie willen drinken.

Bir kahve içmek istiyorum.

Niet uit de fles drinken, alsjeblieft.

- Lütfen şişeden içmeyin.
- Lütfen şişeden içme.

Ik wil nu iets kouds drinken.

Şimdi içecek soğuk bir şey istiyorum.

Ik heb iets te drinken nodig.

İçecek bir şeye ihtiyacım var.

- Is er iets te drinken in de frigo?
- Is er iets te drinken in de koelkast?

Buzdolabında içilebilecek herhangi bir şey var mı?

- Sami is de hele dag aan het drinken geweest.
- Sami heeft de hele dag zitten drinken.

Sami bütün gün içki içiyor.

Tom is te jong om te drinken.

Tom içmek için çok genç.

Tom pleegde zelfmoord door vergif te drinken.

Tom zehir alarak intihar etti.

De man en de vrouw drinken thee.

Adam ve kadın çay içer.

Ze gaf hem wat warms te drinken.

O, ona içmek için sıcak bir şey verdi.

Bij mij thuis drinken we veel bier.

Benim evimde biz çok bira içeriz.

Geef me iets kouds om te drinken.

Bana içecek soğuk bir şey ver.

Ik kan geen koffie drinken zonder suiker.

Kahveyi şekersiz içemem.

Ik ben gestopt met roken en drinken.

Ben sigara ve içki içmekten vazgeçtim.