Translation of "Adaya" in Spanish

0.005 sec.

Examples of using "Adaya" in a sentence and their spanish translations:

Biz adaya giden tekneye bindik.

Fuimos en bote a la isla.

İki gün sonra adaya vardık.

Llegamos a la isla dos días después.

Teknemiz küçük bir adaya yaklaştı.

Nuestro barco se aproximó a la pequeña isla.

Adaya ulaşmak onlar için zordu.

A ellos les era difícil llegar a la isla.

Onlar ıssız bir adaya düştüler.

Ellos estaban atrapados en una isla desierta.

Hükümet, malları adaya helikopterle taşıdı.

El gobierno transportó suministros a la isla por helicóptero.

Adaya tekne haricinde ulaşma imkanı yok.

No hay otro modo de llegar a la isla más que por bote.

Bu adaya her yıl birçok turist gelir.

Muchos turistas visitan esta isla cada año.

O bizi teknesiyle adaya götürecek kadar kibardı.

Él fue muy amable en llevarnos a la isla en su bote.

O vatana ihanet için bir adaya sürüldü.

Fue desterrado a una isla por alta traición.

Her yıl bu adaya çok turist gelir.

Muchos turistas vienen cada año a esta isla.

Bir uçağı bu adaya indirmek mümkün mü?

¿Es posible aterrizar un avión en esta isla?

Adaya gitmek polisin bir sürü zamanını aldı.

Le tomó mucho tiempo a la policía para llegar a la isla.

Tom ve Mary aynı adaya oy vermeyi planlıyor.

Tom y Mary están planeando votar al mismo candidato.

O, vatana ihanet suçundan bir adaya sürgün edildi.

Por el crimen de alta traición, él fue exiliado a una isla.

Issız bir adaya düşseydin ve yanına üç şey alma hakkın olsaydı neler alırdın?

Si estuvieras atrapado en una isla desierta y solo pudieras llevar tres cosas, ¿cuáles serían?

Tom tarafından bakılan genç kadın ufukta kaybolan adaya bakarken, bir süre konuşmadan kaldı.

La joven, asistida por Tom, permaneció unos momentos sin hablar, mirando a la isla que desaparecía en el horizonte.

Her yıl, yüz elli bin turist etkileyici manzara ve harika plajlardan zevk almak için bu adaya gelir.

Cada año, ciento cincuenta mil turistas vienen a esta isla para disfrutar de los impresionantes paisajes y maravillosas playas.

- Eğer ıssız bir adada karaya otursaydın, okumak için yanında hangi kitapların olmasını isterdin?
- Issız bir adaya düşseydin okumak için yanında hangi kitapların olmasını isterdin?

Si estuvieras atrapado en una isla desierta, ¿qué libros querrías tener contigo para leer?