Translation of "Kan" in Turkish

0.008 sec.

Examples of using "Kan" in a sentence and their turkish translations:

- Ze kan schaatsen.
- Ze kan skaten.

O patenle kayabilir.

- Ik kan lopen.
- Ik kan rennen.

Koşabilirim.

Kan ik?

- Yapabilir miyim?
- Müsaade var mı?

- Kan iemand even helpen?
- Kan iemand helpen?

- Biri yardım edebilir mi?
- Herhangi biri yardım edebilir mi?
- Yardım edebilecek biri var mı?

- Ik kan het niet.
- Ik kan niet.

Yapamam.

- Roken kan dodelijk zijn.
- Roken kan doden.

Sigara içmek öldürebilir.

- Ik kan niet komen.
- Ik kan niet.

Yapamam.

- Ik kan uitleggen.
- Ik kan het uitleggen.

Açıklayabilirim.

- Ik kan het.
- Ik kan dit doen.

Ben bunu yapabilirim.

- Ik kan het niet.
- Ik kan niet.
- Ik kan het niet doen.

Onu yapamam.

- Ik kan je helpen.
- Ik kan jullie helpen.
- Ik kan u helpen.

Sana yardım edebilirim.

- Niemand kan je helpen.
- Niemand kan u helpen.
- Niemand kan jullie helpen.

Hiç kimse sana yardım edemez.

- Kan ik u helpen?
- Kan ik je helpen?
- Kan ik jullie helpen?

- Sana yardım edebilir miyim?
- Size yardım edebilir miyim?
- Size yardımcı olabilir miyim?

- Ik kan je beschermen.
- Ik kan u beschermen.
- Ik kan jullie beschermen.

Ben seni koruyabilirim.

- Dat kan niet waar zijn.
- Dit kan onmogelijk waar zijn.
- Dit kan niet kloppen.
- Dat kan niet kloppen.

- Bu doğru olamaz.
- O doğru olamaz.

- Ze kan Japans spreken.
- Hij kan Japans spreken.

O Japonca konuşabilir.

- Mijn grootmoeder kan vliegen.
- Mijn oma kan vliegen.

- Babaannem uçabiliyor.
- Babaannem uçabilir.
- Anneannem uçabiliyor.
- Anneannem uçabilir.

- Het kan gevaarlijk zijn.
- Dat kan gevaarlijk zijn.

O tehlikeli olabilir.

- Niets kan ons tegenhouden.
- Niets kan ons stoppen.

Hiçbir şey bizi durduramaz.

- Tom kan nergens heen.
- Tom kan nergens naartoe.

Tom'un gidecek bir yeri yok.

- Misschien kan Tom helpen.
- Tom kan misschien helpen.

Belki Tom yardım edebilir.

- Ik kan niets zien.
- Ik kan niet zien.

Göremiyorum!

- Dat kan niet.
- Dat kan niet zo zijn.

- O, olamaz.
- Olamaz.

- Dit kan niet waar zijn.
- Dat kan niet kloppen.
- Dat kan niet juist zijn.
- Dat kan niet correct zijn.

Bu doğru olamaz.

Hoe kan dat?

Bu nasıl mümkün olabilir?

Kan je komen?

Gelebilir misin?

Ik kan lopen.

Koşabilirim.

Kan noten bevatten.

Sert kabuklu meyveler içerebilir.

Ik kan zwemmen.

- Yüzebilirim.
- Yüzme biliyorum.

Ik kan paardrijden.

Ben bir ata binebilirim.

Ik kan niet.

Yapamam.

Ik kan rennen.

- Koşabilirim.
- Çalıştırabilirim.

Kan ik helpen?

Yardım edebilir miyim?

Tom kan autorijden.

Tom bir araba kullanabilir.

Kan ik eten?

Yiyebilir miyim?

Kan het wachten?

O bekleyebilir mi?

Ik kan autorijden.

- Bir araba sürebilirim.
- Araba sürebilirim.

Kan iemand rijden?

Araba sürebilecek biri var mı?

Ik kan skiën.

- Ben kayak yapabilirim.
- Kayak yapabilirim.

Dat kan niet!

Bu olamaz!

Kan ze fietsen?

O, bisiklet sürebilir mi?

Tom kan zwemmen.

Tom yüzebilir.

Hij kan autorijden.

O nasıl araba süreceğini biliyor.

Ik kan lezen.

Okuyabilirim.

Ik kan springen.

Zıplayabilirim.

Hij kan lezen.

O, okuyabilir.

Kan je pianospelen?

Piyano çalabilir misin?

Madonna kan zingen.

Madonna şarkı söyleyebilir.

Kan zij fietsen?

O, bisiklet sürebilir mi?

Ik kan tennissen.

- Tenis oynayabilirim.
- Ben tenis oynayabilirim.
- Tenis oynamasını biliyorum.

Bob kan koken.

Bob yemek pişirebilir.

Kan je schaatsen?

Buz pateni yapabilir misin?

Dat kan wachten.

O bekleyebilir.

Ik kan wachten.

Bekleyebilirim.

Kan je naaien?

- Nasıl dikileceğini biliyor musun?
- Nasıl dikiş dikileceğini biliyor musun?

Kan iemand helpen?

- Biri yardım edebilir mi?
- Yardım edebilecek biri var mı?

Ik kan gaan.

Ben gidebilirim.

Ik kan liefhebben.

Sevebilirim.

Tom kan voetballen.

Tom futbol oynayabilir.

Technologie kan helpen.

Teknoloji yardım edebilir.

Iedereen kan helpen.

Herkes yardım edebilir.

Ik kan overleven.

Hayatta kalabilirim.

Hij kan vliegen.

O uçabilir.

Kan Tom koken?

Tom yemek pişirebiliyor mu?

Tom kan helpen.

Tom yardım edebilir.

Tom kan spreken.

Tom konuşabiliyor.

Kan ik beginnen?

Başlayabilir miyim?

Ik kan komen.

Gelebilirim.

Ik kan koken.

Yemek pişirebilirim.

Ik kan dansen.

Dans edebilirim.

Ik kan helpen.

Yardım edebilirim.

Ik kan zingen.

Şarkı söyleyebilirim.

Ik kan blijven.

Kalabilirim.

Het kan, toch?

Bu mümkün, değil mi?

Mary kan zwemmen.

Mary yüzebilir.

Ik kan rijden.

Araba sürebilirim.

Hij kan zwemmen.

O yüzebilir.

Kan hij pianospelen?

O piyano çalabilir mi?

Ik kan vliegen.

Uçabilirim.