Translation of "Kan" in Turkish

0.018 sec.

Examples of using "Kan" in a sentence and their turkish translations:

- Ik kan lopen.
- Ik kan rennen.

Koşabilirim.

- Ze kan schaatsen.
- Ze kan skaten.

O paten yapabiliyor.

Kan ik?

- Girebilir miyim?
- Yapabilir miyim?
- Müsaade var mı?

- Ik kan het niet.
- Ik kan niet.

Yapamam.

- Kan iemand even helpen?
- Kan iemand helpen?

- Biri yardım edebilir mi?
- Herhangi biri yardım edebilir mi?
- Yardım edebilecek biri var mı?

- Roken kan dodelijk zijn.
- Roken kan doden.

Sigara içmek öldürebilir.

- Ik kan uitleggen.
- Ik kan het uitleggen.

Açıklayabilirim.

- Ik kan het.
- Ik kan dit doen.

Ben bunu yapabilirim.

- Ik kan niet komen.
- Ik kan niet.

Yapamam.

- Ik kan je helpen.
- Ik kan jullie helpen.
- Ik kan u helpen.

Sana yardım edebilirim.

- Niemand kan je helpen.
- Niemand kan u helpen.
- Niemand kan jullie helpen.

Hiç kimse sana yardım edemez.

- Ik kan je beschermen.
- Ik kan u beschermen.
- Ik kan jullie beschermen.

Ben seni koruyabilirim.

- Ik kan het niet.
- Ik kan niet.
- Ik kan het niet doen.

Onu yapamam.

- Kan ik u helpen?
- Kan ik je helpen?
- Kan ik jullie helpen?

- Sana yardım edebilir miyim?
- Size yardım edebilir miyim?
- Size yardımcı olabilir miyim?

- Dat kan niet waar zijn.
- Dit kan onmogelijk waar zijn.
- Dit kan niet kloppen.
- Dat kan niet kloppen.

- Bu doğru olamaz.
- O doğru olamaz.

- Dat kan niet.
- Dat kan niet zo zijn.

- O, olamaz.
- Olamaz.

- Ze kan Japans spreken.
- Hij kan Japans spreken.

O Japonca konuşabilir.

- Mijn grootmoeder kan vliegen.
- Mijn oma kan vliegen.

- Babaannem uçabiliyor.
- Babaannem uçabilir.
- Anneannem uçabiliyor.
- Anneannem uçabilir.

- Ik kan niets zien.
- Ik kan niet zien.

Göremiyorum!

- Tom kan nergens heen.
- Tom kan nergens naartoe.

Tom'un gidecek bir yeri yok.

- Misschien kan Tom helpen.
- Tom kan misschien helpen.

Belki Tom yardım edebilir.

- Niets kan ons tegenhouden.
- Niets kan ons stoppen.

Hiçbir şey bizi durduramaz.

- Het kan gevaarlijk zijn.
- Dat kan gevaarlijk zijn.

O tehlikeli olabilir.

- Dit kan niet waar zijn.
- Dat kan niet kloppen.
- Dat kan niet juist zijn.
- Dat kan niet correct zijn.

Bu doğru olamaz.

Hoe kan dat?

Bu nasıl mümkün olabilir?

Ik kan tennissen.

Ben tenis oynayabilirim.

Ik kan skiën.

Ben kayak yapabilirim.

Ik kan liefhebben.

Sevebilirim.

Tom kan zwemmen.

Tom yüzebilir.

Tom kan koken.

Tom yemek pişirebilir.

Ik kan rijden.

Araba sürebilirim.

Ik kan vliegen.

Uçabilirim.

Mary kan zwemmen.

Mary yüzebilir.

Hij kan zwemmen.

O yüzebilir.

Ik kan lopen.

Koşabilirim.

Dat kan niet.

- O mümkün değil.
- Bu mümkün değil.

Ik kan het.

Onu yapabilirim.

Kan hij pianospelen?

O piyano çalabilir mi?

Kan ik eten?

Yiyebilir miyim?

Tom kan autorijden.

Tom bir araba kullanabilir.

Ik kan zwemmen.

Ben yüzebilirim.

Ik kan niet.

Yapamam.

Kan ik helpen?

Yardım edebilir miyim?

Kan noten bevatten.

Sert kabuklu meyveler içerebilir.

Ik kan paardrijden.

Ben bir ata binebilirim.

Ik kan rennen.

- Koşabilirim.
- Çalıştırabilirim.

Kan het wachten?

O bekleyebilir mi?

Ik kan autorijden.

- Bir araba sürebilirim.
- Araba sürebilirim.

Kan iemand rijden?

Araba sürebilecek biri var mı?

Dat kan niet!

Bu olamaz!

Kan ze fietsen?

O, bisiklet sürebilir mi?

Kan Tom koken?

Tom yemek pişirebiliyor mu?

Tom kan helpen.

Tom yardım edebilir.

Tom kan spreken.

Tom konuşabiliyor.

Hij kan autorijden.

O nasıl araba süreceğini biliyor.

Ik kan koken.

Yemek pişirebilirim.

Ik kan dansen.

Dans edebilirim.

Ik kan helpen.

Yardım edebilirim.

Ik kan zingen.

Şarkı söyleyebilirim.

Ik kan blijven.

Kalabilirim.

Ik kan komen.

Gelebilirim.

Kan ik beginnen?

Başlayabilir miyim?

Dat kan wachten.

O bekleyebilir.

Kan je schaatsen?

Buz pateni yapabilir misin?

Ik kan wachten.

Bekleyebilirim.

Kan iemand helpen?

- Biri yardım edebilir mi?
- Yardım edebilecek biri var mı?

Ik kan gaan.

Ben gidebilirim.

Kan je naaien?

- Nasıl dikileceğini biliyor musun?
- Nasıl dikiş dikileceğini biliyor musun?

Ik kan lezen.

Okuyabilirim.

Ik kan overleven.

Hayatta kalabilirim.

Technologie kan helpen.

Teknoloji yardım edebilir.

Iedereen kan helpen.

Herkes yardım edebilir.

Hij kan vliegen.

O uçabilir.

Het kan, toch?

Bu mümkün, değil mi?

Ik kan spreken.

- Ben konuşabiliyorum.
- Ben konuşabilirim.

Hij kan zingen.

O şarkı söyleyebilir.

Superman kan vliegen.

Süpermen uçabilir.

Kan je komen?

Gelebilir misin?