Translation of "Leren" in Turkish

0.031 sec.

Examples of using "Leren" in a sentence and their turkish translations:

Kon ik leren.

öğrenebilirdim.

Kinderen leren lezen?

çocuklara okumayı öğretmek?

We leren Hongaars.

Macarca öğreniyoruz.

We leren Arabisch.

- Arapça öğreniyoruz.
- Biz Arapça öğreniyoruz.

Eekhoorns leren snel.

Sincaplar hızlı öğrenenlerdir.

Wij leren Spaans.

- Biz İspanyolca öğreniyoruz.
- İspanyolca öğreniyoruz.

Ik moet leren.

Öğrenmem gerekiyor.

We leren Chinees.

Çince öğreniyoruz.

Ik ga leren.

Öğreneceğim.

Onderwijzen is leren.

Öğretmek öğrenmektir.

- Ik wil graag leren dansen.
- Ik wil leren dansen.

Nasıl dans edileceğini öğrenmek istiyorum.

- We leren Frans.
- We zijn Frans aan het leren.

Fransızca öğreniyoruz.

Men moet niet dwingen te leren. Leren moet men aanmoedigen.

Öğrenme zorlanılmamalıdır. Öğrenme teşvik edilmelidir.

- Esperanto leren is zeer boeiend.
- Esperanto leren is heel interessant.

Esperanto öğrenmek çok ilginçtir.

- Het is moeilijk om te leren.
- Het leren is moeilijk.

- Öğrenmek zor.
- Bunu öğrenmek zor.

Dus leren we filteren.

Yaptığımız şey süzmeyi öğrenmek.

Ik moest alles leren.

Her şeyi öğrenmeliydim.

Ga je Engels leren?

İngilizce öğrenecek misin?

Koreaans leren is moeilijk.

Korece öğrenme zordur.

Hij wil leren koken.

O nasıl yemek pişirileceğini öğrenmek istiyor.

Ik wil leren zwemmen.

Nasıl yüzüleceğini öğrenmek istiyorum.

Ik zal Esperanto leren.

Ben Esperanto öğreneceğim.

Hij wil leren zwemmen.

O, yüzmeyi öğrenmek istiyor.

Ik moet Japans leren.

Japonca öğrenmeliyim.

Ik wil Hebreeuws leren.

İbranice öğrenmek istiyorum.

Ik wil Engels leren.

İngilizce öğrenmek istiyorum.

Emily wil Grieks leren.

Emily Yunanca öğrenmek istiyor.

Fins leren kost tijd.

Fince öğrenmek zaman alır.

Ik wil Iers leren.

Ben İrlandaca öğrenmek istiyorum.

Ik ga Frans leren.

Fransızca öğreneceğim.

Ik ga Duits leren.

Ben Almanca öğreneceğim.

Ik blijf talen leren.

Dil öğrenmeye devam ediyorum.

Ik wil Roemeens leren.

Romence öğrenmek istiyorum.

Talen leren is interessant.

Dil öğrenmek ilginçtir.

Jullie kunnen leren zwemmen.

Yüzme öğrenebilirsiniz.

Jullie konden leren zwemmen.

Yüzme öğrenebilirdiniz.

Ik wil leren snowboarden.

Kar kayağını öğrenmek istiyorum.

Ik wil Nederlands leren.

Hollandaca okumak istiyorum.

Ik wil karate leren.

Karate öğrenmek istiyorum.

Frans leren is moeilijk.

Fransızca öğrenmek zordur.

Wil je Perzisch leren?

Farsça öğrenmek istiyor musunuz?

Wil je leren rijden?

Araba kullanmayı öğrenmek ister misin?

Je moet hard leren.

Sıkı çalışmalısınız.

Engels leren vereist geduld.

İngilizce öğrenmek sabır gerektirir.

Ze houdt van leren.

- Onun öğrenme sevgisi vardır.
- Onun öğrenme aşkı vardır.

Talen leren is geweldig.

Dil öğrenmek harikadır.

- Engels leren is niet moeilijk.
- Engels is niet moeilijk te leren.

İngilizce öğrenmek zor değil.

- Ik vind het leuk om talen te leren.
- Ik vind talen leren leuk.
- Ik hou van talen leren.

Dilleri öğrenmeyi seviyorum.

- Waar heb je Frans leren spreken?
- Waar heeft u Frans leren spreken?
- Waar hebben jullie Frans leren spreken?

Fransızca konuşmayı nerede öğrendin?

- Ik wil jouw taal niet leren.
- Ik wil uw taal niet leren.

Sizin dilinizi öğrenmek istemiyorum.

Wat kan jij ons leren?

Bize ne öğretebilirsiniz?

Ik wil geen Duits leren.

Almanca çalışmak istemiyorum.

Ze heeft ons leren zingen.

O bize şarkı söylemeyi öğretti.

Ik zal je mores leren.

- Sana dersini vereceğim.
- Sana gününü göstereceğim.
- Senin canına okuyacağım.

Ik zou graag leren bloemschikken.

Çiçek düzenlemeyi öğrenmek istiyorum.

Engels is eenvoudig te leren.

İngilizce öğrenmek kolaydır.

Ik kan je leren vechten.

Sana nasıl dövüşeceğini öğretebilirim.

Je moet het me leren.

Bunu bana öğretmelisin.

We willen Tom leren kennen.

Tom'la görüşmek istiyoruz.

Ik begin Duits te leren.

Ben Almanca öğrenmeye başlıyorum.

Ik wil dat lied leren.

O şarkıyı öğrenmek istiyorum.

Ik hou van talen leren.

Ben dil çalışmayı severim.

Ik probeer Frans te leren.

Fransızca öğrenmeye çalışıyorum.

Waarom zou ik Frans leren?

Niçin Fransızca öğrenmeliyim?

Hij probeerde Frans te leren.

Fransızca öğrenmek için gayret etti.

Waarom moet ik Frans leren?

Niçin Fransızca öğrenmeliyim?

Ik probeer Engels te leren.

İngilizce öğrenmeye çalışıyorum.

Waarom wil je Engels leren?

Neden İngilizce öğrenmek istiyorsun?

Wij leren Engels op school.

Okulda İngilizce öğreniyoruz.

Hij heeft mij leren zwemmen.

O, bana yüzmeyi öğretti.

Interlingua is gemakkelijk te leren.

İnterlingua dilini öğrenmek kolaydır.

We leren elke dag Engels.

Biz her gün İngilizce öğreniyoruz.

Ik zou Frans moeten leren.

Fransızca öğrenmeliyim.

Ik begin Frans te leren.

Fransızca öğrenmeye başlıyorum.

Wanneer heb je leren zwemmen?

- Yüzmeyi ne zaman öğrendin?
- Ne zaman yüzmeyi öğrendiniz?

Ik wil graag Frans leren.

Fransızca öğrenmek istiyorum.

Nederlands leren is niet moeilijk.

Hollandaca öğrenmek zor değildir.

Kan je me het leren?

- Bana (bunu ) öğretebilir misin?
- Bana (bunu) öğretebilir misin?

Tom heeft me leren zingen.

Tom bana şarkı söylemeyi öğretti.

Ik wil haar leren kennen.

Onunla tanışmak istiyorum.

Waarom moet iedereen Engels leren?

Neden herkesin İngilizce öğrenmesi gerekiyor?

Tom heeft me leren lezen.

Tom bana okumayı öğretti.