Translation of "Contrôler" in Turkish

0.007 sec.

Examples of using "Contrôler" in a sentence and their turkish translations:

- Essayez de vous contrôler.
- Essaie de te contrôler.
- Essaye de te contrôler.

Kendinizi kontrol etmeye çalışın.

- Vous devez vous contrôler.
- Il te faut te contrôler.
- Il vous faut vous contrôler.

Kendinizi kontrol etmelisiniz.

- Tu ne peux me contrôler.
- Vous ne pouvez me contrôler.

Beni kontrol edemezsin.

- Tu veux toujours tout contrôler.
- Vous voulez toujours tout contrôler.

Her zaman her şeyi kontrol etmek istiyorsun.

Essayez de vous contrôler.

Kendinizi kontrol etmeye çalışın.

On dit que contrôler la tête d'un serpent, c'est contrôler son corps.

Yılanlar için ne derler bilirsiniz, eğer başını kontrol ederseniz gövdeyi de kontrol edersiniz.

- Tu devrais faire contrôler tes yeux.
- Vous devriez faire contrôler vos yeux.

Gözlerini kontrol ettirmelisin.

- Laisse-moi vérifier.
- Laissez-moi vérifier.
- Laisse-moi contrôler.
- Laissez-moi contrôler.

Bir kontrol edeyim.

- Tu ne peux pas tout contrôler.
- Vous ne pouvez pas tout contrôler.

- Her şeyi kontrol edemezsiniz.
- Her şeyi kontrol edemezsin.

Disent vouloir contrôler leur grossesse,

ve ne zaman gebe kalmak istediğine karar vermek istiyor

J'ai fait contrôler mon audition.

Kulaklarımı kontrol ettirdim.

J'ai fait contrôler ma vision.

Gözlerimi kontrol ettirdim.

Personne ne peut nous contrôler.

- Hiç kimse bizi kontrol edemez.
- Kimse bizi kontrol edemez.

Je vais contrôler votre vue.

Görüşünü kontrol edeceğim.

Voulez-vous contrôler les pneus ?

Lastikleri kontrol eder misin?

Sami voulait contrôler la situation.

Sami durumu kontrol etmek istiyordu.

On dit que contrôler la tête d'un serpent, c'est lui contrôler le corps.

Yılanlar için ne derler bilirsiniz, eğer başını kontrol ederseniz gövdeyi de kontrol edersiniz.

- Tom essaya de contrôler ses émotions.
- Tom a essayé de contrôler ses émotions.

Tom duygularını kontrol etmeye çalıştı.

Je n'arrive pas à le contrôler.

Onu kontrol edemiyorum.

Je n'arrive pas à me contrôler.

Kendimi kontrol edemiyorum.

Il n'arrive pas à se contrôler.

O kendini kontrol edemiyor.

Elle n'arrive pas à se contrôler.

O kendini kontrol edemiyor.

Thomas n'arrive pas à se contrôler.

Tom kendini kontrol edemez.

Tom ne pouvait plus se contrôler.

Tom daha fazla kendini kontrol edemedi.

Tom essayait de contrôler sa colère.

Tom öfkesini kontrol etmeye çalışıyordu.

C'est une épidémie facile à contrôler.

Bu kolayca kontrol edilecek bir salgındır.

Veuillez contrôler l'huile, je vous prie.

Yağı kontrol eder misiniz, lütfen?

Parce que nous ne pouvons pas contrôler

ve bizler insanlar ve koşulları

Je ne pouvais pas contrôler ma colère.

Ben öfkemi kontrol edemedim.

C'est parfois difficile de contrôler nos sentiments.

Duygularımızı kontrol etmek bazen zordur.

Personne n'a le droit de nous contrôler.

Kimsenin bizi kontrol etmeye hakkı yok.

Je n'ai pas pu contrôler mes larmes.

Gözyaşlarıma engel olamadım.

Bob ne pouvait pas contrôler ses colères.

Bob öfkesini kontrol edemedi.

La police ne pouvait contrôler la foule.

Polis kalabalığı kontrol edemedi.

Il n'a pas pu contrôler sa colère.

O öfkesini kontrol edemiyordu.

Il pouvait agir sans discernement et contrôler l'environnement

O kontrolden çıkmış koşabildi ve çevreyi kontrol edebildi.

Cette étude a voulu contrôler tous les facteurs.

Bu çalışmada veriler dikkatle seçildi;

Tom essayait de contrôler son propre tempérament violent.

Tom kendi şiddetli öfkesini kontrol etmeye çalışıyordu.

Il ne parvient pas à contrôler ses désirs.

O, arzularını kontrol edemez.

- Je ne peux pas contrôler ce qui se passe.
- Je ne parviens pas à contrôler ce qui se passe.

Ne olduğunu kontrol edemiyorum.

C'est quelque chose que je ne peux pas contrôler.

O, kontrol edemediğim bir şey.

Les autorités sanitaires essaient de contrôler une épidémie alarmante de SRAS.

"Sağlık yetkilileri endişe verici bir SARS salgınını kontrol altına almaya çalışıyor"

Puis utiliser la lumière pour contrôler la façon dont les neurones communiquent.

ve ışık kullanarak nöronların ateşlemelerini kontrol ediyoruz.

Je pense qu'il est temps que je me fasse contrôler les yeux.

Sanırım gözlerimi kontrol ettirmemin zamanıdır.

Toute personne qui cherche à contrôler sa destinée ne trouvera jamais la paix.

Kaderi idare etmek isteyen asla barış bulamaz.

Tu es libre et personne n'a le droit de contrôler tes actions ici.

Özgür birisin ve burada kimsenin senin hareketlerini kontrol etmeye hakkı yok.

Dans une certaine mesure, il est possible de contrôler la voiture lors d'un dérapage.

Bir dereceye kadar bir kızak arabasını kontrol edebilirsiniz.

L'enseignant peut également contrôler ses élèves car il est à l'image devant tout le monde

herkes karşısında görüntüde olduğu içinde öğretmen aynı zamanda öğrencilerini de kontrol edebiliyor

Dan a essayé d'utiliser des techniques de guerre psychologique pour contrôler certains membres du groupe.

Dan grubun bazı üyelerini kontrol etmek için psikolojik savaş teknikleri kullanmayı denedi.

De nouvelles technologies sont développées qui permettront de contrôler la manière dont les gènes s'expriment.

Genlerin kendilerini nasıl ifade ettiklerini kontrol altına alabilecek yeni teknolojiler geliştiriliyor.

- On ne devrait pas tenir les gens responsables de choses qu'ils ne peuvent pas contrôler.
- On ne devrait pas tenir les gens responsables de choses qu'ils ne sont pas en mesure de contrôler.

Kontrol edemedikleri şeyler için insanları sorumlu tutmamalısın.

- Vous devriez faire contrôler vos yeux.
- Tu devrais faire examiner tes yeux.
- Vous devriez faire examiner vos yeux.

Gözlerini muayene ettirmelisin.

Il fait si chaud à Turpan que même le gouvernement n'est pas en mesure de contrôler la température.

Turfan gerçekten çok sıcak. Hükümet bile sıcaklığı kontrol edemiyor.