Examples of using "Cruauté" in a sentence and their turkish translations:
- Böyle zulüm görmeye tahammül edemem.
- Böyle zulüm görmeye katlanamam.
Acımasızlık, Tanrı'nın ilk özelliğidir.
çünkü anlamam gereken yalnızca kendi nefret ve zalimliğim yerine
ve zulmünü Kral Matthias'ın sağır(!) kulaklarına bildirirler
Küçük bir çocuğu odasına kilitlemek bir zulüm hareketidir.