Translation of "Interessant" in Turkish

0.012 sec.

Examples of using "Interessant" in a sentence and their turkish translations:

- Dat is interessant.
- Interessant.

İlginç.

Interessant.

İlginç.

Wat interessant!

Ne kadar ilginç.

- Dat klinkt heel interessant.
- Dit klinkt erg interessant.
- Dat klinkt erg interessant.

Kulağa çok ilginç geliyor.

Dit is interessant.

Bu ilginç.

Dat is interessant.

O ilginç.

Tom is interessant.

Tom ilginç.

Was het interessant?

O, ilginç miydi.

Dat was interessant.

O ilginçti.

Het is interessant.

Bu ilginç.

- Dit boek was erg interessant.
- Dit boek was zeer interessant.

Bu kitap çok ilginçti.

- Misschien is dat niet interessant.
- Wellicht is het niet interessant.

Belki de ilgi çekici değildir.

En goochelaars zijn interessant.

Sihirbazlar ilginç de.

En dat is interessant

ve bu bir hayli ilginç

Dit klinkt erg interessant.

- O, ilginç görünüyor.
- Kulağa çok ilginç geliyor.

De film was interessant.

Film ilginçti.

Zijn verhaal was interessant.

Onun hikayesi ilginçti.

Wat een interessant boek!

Ne ilginç bir kitap!

Wat een interessant feestje!

Ne ilginç bir parti!

Het was echt interessant.

O, gerçekten ilginçti.

Talen leren is interessant.

Dil öğrenmek ilginçtir.

Was de film interessant?

Film ilginç miydi?

Dat lijkt me interessant!

O bana ilginç görünüyor.

Dat boek was interessant.

O kitap ilginçti.

Dit is heel interessant.

Bu çok ilginç.

Was het boek interessant?

Kitap enteresan mıydı?

Vinden jullie dat interessant?

Bunun ilginç olduğunu düşünüyor musun?

Waarom is dat interessant?

Neden ilginç ki?

Het is interessant geweest.

Bu ilginçti.

Niemand vindt dit interessant.

Hiç kimse bunu ilginç bulmuyor.

Dat is niet interessant.

O ilginç değil.

- Dit boek is überhaupt niet interessant.
- Dit boek is helemaal niet interessant.

Bu kitap hiç ilginç değil.

Dat is interessant voor sommigen,

Şimdi bu bazılarınıza ilginç gelebilir,

En nu wordt het interessant.

İşte mesele burada ilginçleşiyor.

Ik vond dit boek interessant.

Ben bu kitabı ilginç buldum.

Ik vond het boek interessant.

Ben kitabı ilginç buldum.

Een boek lezen is interessant.

Kitap okumak ilginçtir.

Boeken lezen is erg interessant.

Kitap okumak çok ilginçtir.

Het verhaal was heel interessant.

Hikaye çok ilginçti.

Dit boek was zeer interessant.

Bu kitap çok ilginçti.

Het spel was zeer interessant.

Oyun çok ilginçti.

Dat is een interessant onderzoek.

O ilginç bir araştırma.

We hebben een interessant voorbeeld.

İlginç bir örneğimiz var.

Dit is niet erg interessant.

Bu çok ilginç değil.

Dit is anders. Dit is interessant.

Bu farklı bir şey. İlginç bir şey.

Ze vertelde me een interessant verhaal.

- O bana ilginç bir hikaye anlattı.
- O, bana ilginç bir hikaye anlattı.

Dat soort mensen is niet interessant.

Böyle bir kişi ilginç değildir.

Ik vind vreemde talen erg interessant.

Yabancı dilleri çok ilginç buluyorum.

Is dit interessant om te vertalen?

Bu, çevirmek için ilginç mi?

Dit televisieprogramma is echt heel interessant.

Bu TV programı gerçekten çok ilginçtir.

Gisteren las ik een interessant verhaal.

Dün ilginç bir hikaye okudum.

Hij vertelde mij een interessant verhaal.

O bana ilginç bir hikaye anlattı.

Tom vond zijn nieuwe baan interessant.

Tom yeni işini ilginç buldu.

Dit is een interessant boek, toch?

Bu ilgi çekici bir kitap, değil mi?

En het is interessant om te zien

Ve yazarların ne gibi derinliği duyguyu ve özgün ruhu

Het is interessant om dreumesen te bekijken.

Bebekleri izlemek ilginçtir.

De geschiedenis van Rome is erg interessant.

Roma'nın tarihi çok ilginç.

Elk interessant boek is een goed boek.

Herhangi ilginç bir kitap iyi bir kitaptır.

Geen van deze boeken was erg interessant.

Bu kitaplardan hiçbiri çok ilginç değildi.

Wat is er zo interessant aan honkbal?

Beyzbolun nesi bu kadar ilginç?

Engels praten is niet eenvoudig, maar interessant.

İngilizce konuşmak kolay değildir ama ilginçtir.

Dit boek is interessant om te lezen.

Bu kitap okumak için ilginç.

Ik heb vreemde persoonlijkheden altijd interessant gevonden.

Tuhaf şahsiyetleri hep sevdim.

Tom is niet interessant, maar Mary wel.

Tom ilginç değil, ama Mary ilginç.

- Engels is niet eenvoudig, maar het is interessant.
- Engels is niet makkelijk, maar het is wel interessant.

İngilizce kolay değil ama enteresan.

"Dit ziet er best interessant uit," aldus Hiroshi.

Hiroshi,""Bu, oldukça ilginç görünüyor." diyor.

Mijn moeder heeft ons een interessant verhaal verteld.

Annem bize ilginç bir hikaye anlattı.

De romans die hij geschreven heeft zijn interessant.

Onun yazdığı romanlar ilginçtir.

We hebben een interessant boek in het Duits.

İlginç bir Almanca kitabımız var.

Dit boek is even interessant als dat boek.

Bu kitap o kitap kadar ilginç.

Elk boek is goed, als het maar interessant is.

İlginç olması şartıyla herhangi bir kitap olur.

Het boek dat je me gaf is erg interessant.

Bana verdiğin kitap çok ilginç.

Dit boek is niet zo interessant als dat boek.

Bu kitap o kitap kadar ilginç değil.

Er zijn momenten dat ik je echt interessant vind.

Seni gerçekten ilginç bulduğum zamanlar var.

Dus, wat vind je eigenlijk zo interessant aan dinosaurussen?

Peki, dinozorlar hakkında neyi çok ilginç buluyorsun?

Het tijdschrift dat je me geleend hebt is erg interessant.

Bana ödünç verdiğin dergi çok ilgi çekici.

- Esperanto leren is zeer boeiend.
- Esperanto leren is heel interessant.

Esperanto öğrenmek çok ilginçtir.

Ik ben even bij de boekwinkel langsgegaan en heb een interessant boek gekocht.

Kütüphaneye geçtim ve kendime ilginç bir kitap aldım.

- Buitenlanders zijn interessant.
- Buitenlanders intrigeren me.
- Buitenlanders maken me nieuwsgierig.
- Buitenlanders maken mij nieuwsgierig.

Yabancı insanlar benim ilgimi çekiyor.