Translation of "Milletler" in Spanish

0.018 sec.

Examples of using "Milletler" in a sentence and their spanish translations:

Bizzat Birleşmiş Milletler İklim Konferansı'na,

Yo misma quería ir a la Conferencia del Clima de la ONU,

Nijerya, hala Milletler Topluluğu ülkeleriyle

¿Acaso Nigeria sigue pensando que comparte valores

Tüm milletler kendi sürekliliğini arar.

Cada nación procura su propia perpetuidad.

Birleşmiş Milletler binası çok etkileyici.

El edificio de la ONU es muy impresionante.

Tom Birleşmiş Milletler için çalışıyor.

Tom trabaja en la Organización de las Naciones Unidas.

Birleşmiş milletler uluslararası bir organizasyon.

Las Naciones Unidas son una organización internacional.

Bir Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Başkanı,

Una presidenta de la Asamblea General de las Naciones Unidas,

İki kez Birleşmiş Milletler elçişi oldum.

Fui embajador de la ONU dos veces.

Kaç tane ülke Birleşik Milletler üyesidir?

¿Cuántos países son miembros de las Naciones Unidas?

Birleşmiş Milletler binası 1952'de inşa edildi.

El edificio de las Naciones Unidas fue construido en 1952.

Birleşmiş Milletler merkezinde dünya bayrakları gururla dalgalanıyor.

- Las banderas del mundo flamean orgullosas en el cuartel general de las Naciones Unidas.
- Las banderas del mundo ondean con orgullo en la sede de las Naciones Unidas.

Milletler insan toplumunda son evrim aşaması mı?

¿Son las naciones la última etapa de la evolución en la sociedad humana?

Birleşmiş Milletler araştırmalarına göre, Kuzey Kutbu'ndaki karların erimesi

Según estudios de las Naciones Unidas, el derretimiento de la nieve ártica tiene menos

Birleşmiş Milletler, anlaşmazlığa müdahale etmek için birlik gönderdi.

Las Naciones Unidas mandaron tropas para intervenir en el conflicto.

Büyük güce sahip egemen milletler olduğu sürece savaş kaçınılmazdır.

En cuanto haya naciones soberanas en posesión de un gran poder, la guerra es inevitable.

Soykırım, Birleşmiş Milletler tarafından 1948 yılında kasıtlı suç olarak tanınmıştır.

El genocidio es una crimen premeditado, declarado por la ONU en 1948.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Kurumu 1990'da kayıt tutmaya başladığından beri, yiyecek fiyatları en yüksek seviyesindedir.

El precio de los alimentos está en su nivel más alto desde que la Organización de Comida y Agricultura de las Naciones Unidas comenzó a registrarlos en 1990.

Öğretim insan şahsiyetinin tam gelişmesini ve insan haklarıyla ana hürriyetlerine saygının kuvvetlenmesini hedef almalıdır. Öğretim bütün milletler, ırk ve din grupları arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu teşvik etmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışın idamesi yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir.

La educación tendrá por objeto el pleno desarrollo de la personalidad humana y el fortalecimiento del respeto a los derechos humanos y a las libertades fundamentales; favorecerá la comprensión, la tolerancia y la amistad entre todas las naciones y todos los grupos étnicos o religiosos, y promoverá el desarrollo de las actividades de las Naciones Unidas para el mantenimiento de la paz.