Translation of "Mieux" in Turkish

0.014 sec.

Examples of using "Mieux" in a sentence and their turkish translations:

- Je vais mieux.
- Je suis mieux.

Ben daha iyiyim.

- C'est beaucoup mieux.
- C'est bien mieux.

Bu çok daha iyi.

- Faites de votre mieux.
- Faites au mieux.
- Faites pour le mieux.

Elinizden geleni yapın.

C'est mieux.

Böylesi daha iyi.

Mieux encore, leurs maladies sont mieux gérées :

Dahası, rahatsızlıkları düzenlenebilir hâle geliyor:

- Le rouge est mieux.
- Rouge, c'est mieux.

Kırmızı daha iyidir.

- Tom va mieux.
- Tom se sent mieux.

Tom daha iyi hissediyor.

- Tom méritait mieux.
- Tom a mérité mieux.

Tom daha iyisini hak etti.

- Fais de ton mieux.
- Faites de votre mieux.

En iyisini yapın.

- J'attendais mieux de toi.
- J'attendais mieux de vous.

Senden daha iyisini bekliyordum.

- Nous devrions faire mieux.
- Nous devrions mieux faire.

Biz daha iyi yapmalıyız.

- Vous sentez-vous mieux ?
- Te sens-tu mieux ?

Daha iyi hissediyor musun?

- Tu te sentiras mieux.
- Vous vous sentirez mieux.

Sen daha iyi hissedeceksin.

- Essayez de faire mieux.
- Essaie de faire mieux.

Daha çok çabala.

- Vous irez mieux bientôt.
- Tu iras mieux bientôt.

Yakında daha iyi olacaksın.

- Tu vas mieux maintenant ?
- Vous allez mieux maintenant ?

Şimdi daha iyi misin?

- Nous voulons faire mieux.
- Nous voulons mieux faire.

Biz daha iyi yapmak istiyoruz.

Je vais de mieux en mieux chaque jour.

Ben günbegün iyileşiyorum.

- Vous feriez mieux de partir.
- Tu ferais mieux d'y aller.
- Vous feriez mieux d'y aller.
- Tu ferais mieux de partir.

Gitsen iyi olur.

Et encore mieux :

Durun daha bitmedi.

"C'est beaucoup mieux!"

"Bu çok daha iyi!"

Tom va mieux.

- Tom daha da iyileşiyor.
- Tom iyileşiyor.
- Tom'da ilerleme var.

Il va mieux.

- O daha iyileşiyor.
- İyileşiyor.
- İlerleme katediyor.
- İlerleme sağlıyor.

Je vais mieux.

Daha iyi hissediyorum.

C’est mieux qu’avant.

Öncekinden daha iyi.

Tu mérites mieux.

Daha fazlasını hak ediyorsun.

C'est encore mieux.

Daha iyi ya!

Je méritais mieux.

Ben daha iyisini hak ettim.

Elle mérite mieux.

O daha iyisini hak ediyor.

Il mérite mieux.

O daha iyisini hak ediyor.

Nous allons mieux.

Biz daha iyiyiz.

Tom mérite mieux.

Tom daha iyisini hak ediyor.

Je mérite mieux.

Daha iyisini hak ediyorum.

Depuis lors, les choses vont de mieux en mieux.

O zamandan beri işler hep iyiye gitti.

Chaque jour je me sens de mieux en mieux.

Her geçen gün kendimi gittikçe daha iyi hissediyorum.

- Il vaut mieux être adulte.
- Mieux vaut être adulte.

Olgun daha iyidir.

- Je sais mieux vous divertir.
- Je sais mieux vous distraire.
- Je sais mieux te divertir.

Size daha iyi bir zaman gösterebilirim.

- Nous devons mieux faire.
- Il nous faut mieux faire.
- Il faut que nous fassions mieux.

Daha iyisini yapmak zorundayız.

- Tom a mieux chanté que Mary.
- Tom a mieux chanté que Marie.
- Tom chanta mieux que Marie.
- Tom chanta mieux que Mary.

Tom, Mary'den daha iyi şarkı söyledi.

- C'est mieux que rien.
- C'est mieux que rien du tout.

O hiç yoktan iyidir.

Jour après jour, mes jambes vont de mieux en mieux.

Bacaklarım günden güne daha da iyileşiyor.

- Je ferai de mon mieux.
- Je ferai le mieux possible.

Ben elimden gelenin en iyisini yapacağım.

- Fais juste de ton mieux.
- Faites juste de votre mieux.

Sadece elinden geleni yap.

- Mieux vaut prévenir que guérir.
- Deux précautions valent mieux qu'une.

Korkulu rüya görmektense uyanık yatmayı yeğlerim.

- Tu te sentiras mieux maintenant.
- Vous vous sentirez mieux maintenant.

Artık daha iyi hissedeceksin.

- Je me sens beaucoup mieux.
- Je me sens bien mieux.

Daha iyi hissediyorum.

- Plus n'est pas toujours mieux.
- Davantage n'est pas toujours mieux.

Daha çok her zaman daha iyi değildir.

- Je me sens mieux aujourd'hui.
- Aujourd'hui, je me sens mieux.

Bugün kendimi daha iyi hissediyorum.

- Nous aurions pu faire mieux.
- On aurait pu faire mieux.

Biz daha iyi yapabilirdik.

- Nous ferions mieux d'y aller.
- On ferait mieux d'y aller.

Gitsek iyi olur.

- Tu ferais mieux de venir.
- Vous feriez mieux de venir.

Gelsen iyi olur.

- Tu dormiras mieux cette nuit !
- Vous dormirez mieux cette nuit !

Bu gece daha iyi uyuyacaksın.

- Tu ferais mieux de m'écouter.
- Vous feriez mieux de m'écouter.

Beni dinlesen iyi edersin.

- J'ai fait de mon mieux.
- Je fis de mon mieux.

Elimden geleni yaptım.

- Aujourd'hui, elle va beaucoup mieux qu'hier.
- Elle se porte bien mieux qu'hier.
- Elle va bien mieux qu'hier.

O, bugün dünden çok daha iyidir.

- Tu ferais mieux de te grouiller !
- Vous feriez mieux de vous activer !
- Vous feriez mieux de vous dépêcher !
- Tu ferais mieux de te magner !

Acele etsen iyi olur.

- Tu ferais mieux de te dépêcher.
- Tu ferais mieux de te grouiller.
- Vous feriez mieux de vous dépêcher.
- Vous feriez mieux de vous grouiller.

Acele etsen iyi olur.

Que demander de mieux ?

Daha ne dileyebilirim ki?

Résolvent mieux les problèmes

daha iyi problem çözücüler,

Nous devons faire mieux.

Daha iyisini yapmalıyız.

Nous pouvons faire mieux.

Daha iyisini yapabiliriz.

Pourraient mieux le dire.

bunu daha iyi anlatıp yaymasını umuyorum.

Il vaut mieux partir.

En iyisi devam etmek.

Tant mieux pour Nobuyuki.

Nobuyuki için iyi.

Ce serait mieux d'essayer.

Denemek daha iyi olurdu.

Tu vas mieux maintenant ?

Şimdi iyi misin?

Je me sens mieux.

Daha iyi hissediyorum.

C'est mieux que rien.

Hiç yoktan iyidir.

J'attendais mieux de lui.

Ondan daha iyisini bekliyordum.

Il peut faire mieux.

O daha iyisini yapabilir.

Nous devons mieux faire.

Daha iyi yapmak zorundayız.

Vous feriez mieux d'entrer.

İçeri girsen iyi olur.

Ce soir serait mieux.

Bu gece daha iyi olurdu.

J'espère qu'elle ira mieux.

Umarım iyileşecektir.

Tu iras mieux bientôt.

Yakında kendini daha iyi hissedeceksin.

Tom va aller mieux.

Tom iyileşecek.

Nous ferions mieux d'attendre.

Beklesek iyi olur.

Tom mérite beaucoup mieux.

Tom çok daha iyisini hak ediyor.

Nous allons beaucoup mieux.

Biz çok daha iyi oluyoruz.

Faisons de notre mieux.

Elimizden geleni yapalım.

Ça devrait être mieux.

O daha iyi olmalı.

Nous avons mieux joué.

Biz daha iyi oynadık.

Il va probablement mieux.

Bu büyük ihtimalle daha iyi olacak.

Ma mère va mieux.

Annem daha iyi hissediyor.

Tout était mieux autrefois.

Geçmişte her şey daha iyiydi.

Tom peut mieux faire.

Tom daha iyi yapabilir.

Ce pays mérite mieux.

Bu ülke daha iyisini hak ediyor.

Ça pourrait être mieux.

Bu daha iyi olabilir.

Leur diabète est de mieux en mieux géré, leur dépression disparaît,

diyabetleri düzenlenebilir hâle geliyor, depresyonları yok oluyor,

- Je vais beaucoup mieux maintenant.
- Je me sens beaucoup mieux maintenant.

Şimdi çok daha iyi hissediyorum.

- Nous fîmes de notre mieux.
- Nous avons fait de notre mieux.

Biz elimizden geleni yaptık.