Translation of "Chocolade" in Turkish

0.008 sec.

Examples of using "Chocolade" in a sentence and their turkish translations:

- Je hield van chocolade.
- U hield van chocolade.
- Jullie hielden van chocolade.

Sen çikolata sevdin.

- Hou je van chocolade?
- Houdt u van chocolade?
- Houden jullie van chocolade?

Çikolata sever misin?

Ik eet chocolade.

Ben çikolata yerim.

Ze eten chocolade.

Onlar çikolata yerler.

Is dat chocolade?

Çikolata mı o?

Neem wat chocolade.

Biraz çikolata ye.

- Ik lust geen chocolade.
- Ik hou niet van chocolade.

Çikolatayı sevmiyorum.

- Mijn favoriete smaak is chocolade.
- Mijn lievelingssmaak is chocolade.

Benim en sevdiğim tat çikolatadır.

- Ze houdt ook van chocolade.
- Zij houdt ook van chocolade.

O da çikolata sever.

Ik zal chocolade eten.

Ben çikolata yiyeceğim.

Ik hou van chocolade.

Çikolata severim.

Zelfs chocolade bevat vitaminen.

- Çikolata bile vitaminler içerir.
- Çikolata bile vitamin içerir.

Houdt ze van chocolade?

O, çukulata sever mi?

Ik gaf Maria chocolade.

Mary'ye çikolata verdim.

Ann houdt van chocolade.

Ann çikolatayı sever.

Hij bracht haar chocolade.

O ona çikolata getirdi.

Anna houdt van chocolade.

Anna çikolata sever.

Je hield van chocolade.

Sen çikolatayı beğendin.

Ik bracht haar chocolade.

Ona çikolata getirdim.

Ik eet graag chocolade.

- Çikolata yemekten hoşlanırım.
- Çikolata yemeyi severim.

Deze chocolade is heerlijk.

Bu çikolata lezzetlidir.

Tom bracht mij chocolade.

Tom bana çikolata aldı.

Maria houdt van chocolade.

Mary çikolatayı sever.

Kinderen houden van chocolade.

Çocuklar çikolatayı sever.

Chocolade wordt gemaakt van cacaobonen.

Çikolata kakao çekirdeklerinden yapılır.

Zij houdt ook van chocolade.

O da çikolata seviyor.

Ze houdt ook van chocolade.

O da çikolata sever.

Ik hou van pure chocolade.

Ben siyah çikolatayı seviyorum.

Fruit is gezonder dan chocolade.

Meyve çikolatadan daha sağlıklıdır.

Tom houdt niet van chocolade.

Tom çikolata sevmez.

Ze eet elke dag chocolade.

O her gün çikolata yer.

Linda houdt echt van chocolade.

Linda gerçekten çikolatadan hoşlanır.

Je houdt van chocolade, toch?

Çikolatadan hoşlanıyorsun, değil mi?

Tom houdt van chocolade-ijs.

Tom çikolatalı dondurmayı seviyor.

Wie wil er warme chocolade?

Kim sıcak çikolata ister?

Tom houdt ook van chocolade.

Tom da çikolata sever.

Ik kan geen chocolade eten!

Çikolata yiyemem.

Veel mensen houden van chocolade.

Çoğu insan çikolata sever.

Tom pakte de chocolade uit.

Tom çikolatayı açtı.

Ik hou niet van chocolade.

- Çikolatayı sevmiyorum.
- Çikolata sevmem.

Ik zou graag witte chocolade willen.

Beyaz çikolata isterim.

Geef me alsjeblieft wat meer chocolade.

Lütfen bana biraz daha çikolata ver.

Ann heeft een zwak voor chocolade.

Ann'in çikolataya zafiyeti var.

Mijn vriend houdt van chocolade-ijs.

Arkadaşım çikolatalı dondurma seviyor.

- Ik wil chocolade!
- Ik wil chocola!

Ben çikolata istiyorum!

Wat?! Je hebt mijn chocolade beer opgegeten?!

Ne?! Sen benim çikolata ayımı mı yedin?!

Laten we thee drinken en chocolade eten!

Haydi çay içelim ve çikolata yiyelim!

Tom kent een vrouw die geen chocolade lust.

Tom çikolata yemeyi sevmeyen bir kadın tanıyor.

- Tom is gek op chocola.
- Tom houdt van chocolade.

Tom çikolata seviyor.

Een stukje chocolade per dag houdt de dokter weg.

Günde bir çikolata parçası doktoru uzak tutar.