Examples of using "Gelinmesine" in a sentence and their english translations:
Ve toplumun, daha derin bir
sorumluluk seviyesine gelinmesine,
where community needs to hold
a deeper level of accountability,
- Tom çelişkili olmaya katlanamaz. - Tom kendisine karşı gelinmesine tahammül edemiyor. - Tom'un kendisiyle ters düşülmesine tahammülü yok.
Tom can't stand being contradicted.
- "Bilim insanları insan klonlamaya yaklaştı mı?" "O aşamaya gelinmesine daha çok var." - "Bilim insanları insan kopyalamanın neresinde?" "Henüz yanına bile yaklaşmış değiller."
"Are scientists close to cloning a human being?" "Not by a long shot."