Translation of "Voortdurend" in Turkish

0.012 sec.

Examples of using "Voortdurend" in a sentence and their turkish translations:

Hij klaagt voortdurend.

O, sürekli şikâyet ediyor.

Ze huilt voortdurend

O hıçkırarak ağlamaktan vazgeçmeyecek.

Ze vechten voortdurend.

Onlar sürekli kavga ederler.

Tom klaagt voortdurend.

Tom sürekli şikayet ediyor.

Software evolueert voortdurend.

Yazılım sürekli gelişiyor.

Ik mis je voortdurend.

Seni sürekli özlüyorum.

Ze kijkt voortdurend televisie.

O sürekli olarak televizyon izliyor.

Tom vereist voortdurend zorg.

Tom sürekli bakım gerektirir.

Ik vergeet voortdurend namen.

Sürekli olarak isimleri unutuyorum.

Tom was voortdurend bezorgd.

Tom kendini sürekli olarak endişeli hissediyordu.

Hij bekritiseert voortdurend andere mensen.

O sürekli diğer insanları eleştirir.

Tom en Maria vechten voortdurend.

Tom ve Mary sürekli kavga ederler.

De patiënt vereist voortdurend zorg.

Hasta sürekli bakım gerektirir.

Tom spreekt zichzelf voortdurend tegen.

Tom sık sık kendisiyle çelişir.

Hij vertelt voortdurend hetzelfde verhaal.

O sürekli aynı hikayeyi anlatıyor.

Ik ben voortdurend aan het studeren.

Sürekli çalışıyorum.

Ik ben uw voortdurend geklaag moe.

Ben sürekli şikâyet etmenden bıktım.

Ze is tijdens het ademhalen voortdurend in beweging.

Yani tüm solunum süresince hareket ediyor,

En krijgen voortdurend te maken met levensbedreigende situaties

hayatı zorlaştıran zor adımlarla karşılaşıyoruz

- Computers worden steeds verbeterd.
- Computers worden voortdurend verbeterd.

Bilgisayarlar sürekli geliştiriliyorlar.

Zijn vrouw zit voortdurend aan zijn kop te zeuren.

Karısı ona sürekli dırdır ediyor.

- Ik ben voortdurend in gevaar.
- Ik ben constant in gevaar.

Sürekli tehlikedeyim.

- Ik praat constant met mezelf.
- Ik praat voortdurend met mezelf.

- Ben sürekli olarak kendi kendime konuşurum.
- Daima kendi kendime lakırdı ederim.