Translation of "Niets" in Turkish

0.024 sec.

Examples of using "Niets" in a sentence and their turkish translations:

- Niets verraden!
- Niets verklappen!

Fasulyeleri dökmeyin.

- Niets zeggen!
- Zeg niets!

Hiçbir şey söyleme.

... niets.

yeni bir şey sunamadı.

- Alleen wie niets doet, maakt geen fouten.
- Wie niets doet, niets misdoet.
- Wie niets doet, doet niets verkeerd.

- Hiç hata yapmayan biri hiçbir şey yapmayan biridir.
- Sadece bir şey yapmayanlar hata yapmazlar.

- Er ontbreekt niets.
- Er mist niets.

Hiçbir şey eksik değil.

- Hij heeft niets.
- Ze heeft niets.

Hiçbir şeyi yok.

Vrees niets.

Hiçbir şeyden korkma.

Doe niets!

Bir şey yapma.

Drink niets.

Hiçbir şey içme.

Niets verandert.

Hiçbir şey değişmez.

En ik vond niets. Er is niets.

Ve hiçbir şey bulamadım. Hem de hiç.

- Tom heeft niets gezegd.
- Tom zei niets.

Tom bir şey söylemedi.

- We hebben niets gezien.
- We zagen niets.

Hiçbir şey görmedik.

- Ze zei niets.
- Ze heeft niets gezegd.

O bir şey söylemedi.

- We weten niets.
- We weten van niets.

Hiçbir şey bilmiyoruz.

Wie niets bezit, heeft niets te verliezen.

Hiçbir şeyi olmayanın, kaybedecek bir şeyi yoktur.

- Er was niets bewogen.
- Er bewoog niets.

Hiçbir şey kımıldamadı.

- Laat alsjeblieft niets achter.
- Niets achterlaten, a.u.b.

Lütfen geride hiçbir şey bırakmayın.

- Het ontbreekt ons aan niets.
- We hebben niets tekort.
- We missen niets.

Hiçbir şeyimiz noksan değil.

- Als ge niets te zeggen hebt, zeg dan niets.
- Als je niets te zeggen hebt, zeg dan niets.

Söyleyecek bir şeyin yoksa, bir şey söyleme.

- Ik heb niets verstaan!
- Ik heb niets begrepen.

Hiçbir şey anlamadım.

- Jullie kunnen niets bewijzen.
- Je kunt niets bewijzen.

Bir şey kanıtlayamazsın.

- Niets kan ons tegenhouden.
- Niets kan ons stoppen.

Hiçbir şey bizi durduramaz.

- Het is alles of niets.
- Alles of niets.

Hep ya da hiç.

Vertelt je niets.

size bir şey kanıtlamaz.

Ik zie niets.

- Ben bir şey görmüyorum.
- Bir şey anlamıyorum.

Niets te danken!

Bana teşekkür etmen gerekmiyor.

Tom deed niets.

- Tom bir şey yapmadı.
- Tom herhangi bir şey yapmadı.

Zij geven niets.

Hiçbir şey vermiyorlar.

We zagen niets.

- Bir şey görmedik.
- Hiçbir şey görmedik.

Ik heb niets.

Hiçbir şeyim yok.

Niets gebeurt toevallig.

- Hiçbir şey tesadüfen olmaz.
- Hiçbir şey şans eseri olmaz.

Ik weet niets.

Bir şey bilmiyorum.

Hij zei niets.

- O, hiç konuşmadı.
- Bir şey söylemedi.

Ik wil niets.

Ben bir şey istemiyorum.

Hij zag niets.

Hiçbir şey görmedi.

Dit is niets.

Bu bir şey değil.

Dat verandert niets.

- O bir şey değiştirmez.
- Bu bir şey değiştirmez.

Ik drink niets.

Bir şey içmiyorum.

Niets zeggen, oké?

Bir şey söyleme, tamam mı?

Ze zagen niets.

Hiçbir şey görmediler.

Je begrijpt niets.

Hiçbir şey anlamıyorsun.

Zij weten niets.

- Onlar hiçbir şey bilmiyorlar.
- Hiçbir şey bilmiyorlar.

Niets was grappig.

Hiçbir şey komik değildi.

Tom heeft niets.

Tom'un hiçbir şeyi yok.

Je weet niets.

Sen hiçbir şey bilmiyorsun.

Tom doet niets.

Tom hiçbir şey yapmıyor.

Zozo, niets speciaals.

Şöyle böyle, özel bir şey yok.

Hij heeft niets.

Hiçbir şeyi yok.

Ze heeft niets.

Hiçbir şeyi yok.

Maria heeft niets.

Mary'nin hiçbir şeyi yok.

Ik doe niets.

Hiçbir şey yapmıyorum.

Jullie missen niets.

Hiçbir şey kaçırmıyorsun.

Dat betekent niets.

Bu bir şey ifade etmiyor.

Niets blijft hetzelfde.

Hiçbir şey aynı kalmaz.

Dromen kost niets.

Hayal kurmak serbest.

Tom zei niets.

Tom hiçbir şey demedi.

Ik wist niets.

Bir şey bilmiyordum.

Ik vermoedde niets.

Ben hiçbir şeyden şüphelenmedim.

Tom vermoedt niets.

Tom hiçbir şeyden şüphelenmez.

Ze leest niets.

O hiçbir şey okumaz.

Ik deed niets.

Hiçbir şey yapmadım.

- Ik ben van niets bang.
- Niets maakt me bang.

Hiçbir şeyden korkmuyorum.

Als je niets te zeggen hebt, zeg dan niets.

- Söyleyecek bir şeyin yoksa, bir şey söyleme.
- Söyleyecek hiçbir şeyin yoksa, hiçbir şey söyleme.

- Het heeft niets opgeleverd.
- Er kwam niets naar boven.

Hiçbir şey ortaya çıkmadı.

- Zonder jou ben ik niets.
- Zonder u ben ik niets.
- Ik ben niets zonder jullie.

Sensiz ben hiçim.

- U hebt niets verkeerds gedaan.
- Je hebt niets verkeerd gedaan.
- Je hebt niets verkeerds gedaan.

Yanlış bir şey yapmadın.

- Kun je ons niets vertellen?
- Kunt u ons niets vertellen?
- Kunnen jullie ons niets vertellen?

Bize hiçbir şey anlatamaz mısın?

- Dat zal niets aan de zaak veranderen.
- Dat zal er niets aan veranderen.
- Dat verandert niets.

- Bir şeyi değiştirmeyecek.
- O bir şeyi değiştirmeyecek.
- O hiçbir şeyi değiştirmeyecek.
- O bir şey değiştirmeyecek.

- Zonder jou ben ik niets.
- Zonder u ben ik niets.

Sen olmadan ben hiçbir şeyim.

- Hier moet je niets van geloven.
- Geloof hier niets van.

Bunların hiçbirine inanma.

Als je niets wil zeggen, hoef je niets te zeggen.

Bir şey söylemek istemiyorsan söylemek zorunda değilsin.

- Niets zal mijn wereld veranderen.
- Niets gaat mijn wereld veranderen.

Hiçbir şey hayatımı değiştirmeyecek.

- Ik verwacht niets van jou.
- Ik verwacht niets van u.

Senden bir şey beklemiyorum.

- Ik zal niets doms doen.
- Ik zal niets stoms doen.

Aptalca bir şey yapmayacağım.

- Sami heeft me niets verteld.
- Sami heeft me niets gezegd.

Sami bana hiçbir şey demedi.