Translation of "Toms" in Turkish

0.032 sec.

Examples of using "Toms" in a sentence and their turkish translations:

- Ik ben Toms kamergenoot.
- Ik ben Toms kamergenote.

Ben Tom'un oda arkadaşıyım.

- Toms koffer is daarzo.
- Toms koffer is daar.

Tom'un çantası orada.

Toms deurbel ging.

Tom'un kapı zili çaldı.

Toms handen beefden.

Tom'un elleri titriyordu.

Toms strategie werkt.

Tom'un stratejisi işe yarıyor.

Toms neus bloedde.

Tom'un burnu kanadı.

- Toms dood was een verrassing.
- Toms dood kwam onverwachts.

Tom'un ölümü bir sürpriz olarak geldi.

- Toms favoriete gerecht is lasagne.
- Toms lievelingsgerecht is lasagne.

Tom'un en sevdiği yemek lazanya.

- Ik ken Toms achternaam niet.
- Ik ken Toms familienaam niet.

Tom'un soyadını bilmiyorum.

Toms gezicht is rood.

Tom'un yüzü kırmızı.

Dit is Toms hond.

Bu Tom'un köpeği.

Is dit Toms tas?

Bu Tom'un çantası mı?

Maria is Toms vrouw.

- Mary Tom'un karısıdır.
- Mary Tom'un karısı.

Maria is Toms secretaresse.

Mary Tom'un sekreteridir.

Maria is Toms nicht.

Mary Tom'un kuzeni.

Weet jij Toms telefoonnummer?

Tom'un telefon numarasını biliyor musun?

Dit is Toms kanarie.

Bu Tom'un kanaryası.

Toms laarzen waren modderig.

Tom'un botları çamurluydu.

Dit is Toms flat.

Burası Tom'un dairesidir.

Toms dromen kwamen uit.

Tom'un rüyaları gerçek oldu.

Kreeg je Toms bericht?

Tom'un mesajını aldınız mı?

Dat is Toms huis.

- Şu Tom'un evi.
- O, Tom'un evi.

Het is Toms schuld.

Buna Tom neden oldu.

Ik ben Toms verloofde.

Ben Tom'un nişanlısıyım.

Toms vliegtuig stortte neer.

Tom'un uçağı kaza yaptı.

Wij zijn Toms klaskameraadjes.

Biz Tom'un sınıf arkadaşlarıyız.

Waar is Toms assistent?

Tom'un yardımcısı nerede?

Ik herkende Toms auto.

Tom'un arabasını tanıdım.

Dit is Toms boek.

Bu Tom'un kitabı.

Toms Frans is perfect.

Tom'un Fransızcası mükemmel.

Mary is Toms vriendin.

Mary, Tom'un kız arkadaşıdır.

Dit is Toms computer.

- Bu, Tom'un bilgisayarıdır.
- Bu, Tom'un bilgisayarı.

Toms kamer is leeg.

Tom'un odası boş.

Toms voeten werden nat.

Tom'un ayakları ıslandı.

Toms appartement ligt overhoop.

Tom'un dairesi dağınık.

Dit is Toms kamer.

Bu, Tom'un odası.

Toms veters zijn los.

Tom'un ayakkabı bağcıkları çözük.

Dit is Toms school.

Bu, Tom'un okulu.

Dit is Toms mes.

Bu, Tom'un bıçağı.

Dit is Toms graf.

Bu, Tom'un mezarı.

Toms echtgenote heet Maria.

Tom'un karısına Mary deniliyor.

Weet iemand Toms achternaam?

- Herhangi biri Tom'un soyadını biliyor mu?
- Tom'un soyadını bilen biri var mı?

Dit is Toms auto.

Bu Tom'un arabası.

Toms Frans verbetert zich.

Tom'un Fransızcası gelişiyor.

Toms handelingen zijn onvoorspelbaar.

Tom'un eylemleri öngörülebilir değil.

Toms voorspelling was juist.

Tom'un tahmini doğruydu.

Toms strategie werkt niet.

Tom'un stratejisi işe yaramıyor.

Ze zochten Toms hulp.

Tom'un yardımını aradılar.

Lees jij Toms blog?

Tom'un günlüğünü okur musun?

Ik weet Toms geheim.

Tom'un sırrını biliyorum.

Toms feestje was saai.

Tom'un partisi sıkıcıydı.

Wat was Toms achternaam?

Tom'un soyadı neydi?

Hoe was Toms feestje?

- Tom'un partisi nasıldı?
- Hoe Tom'un ortağıydı.

Toms mond werd droog.

Tom'un ağzı kurudu.

Toms familie is arm.

Tom'un ailesi fakirdir.

Mary is Toms stiefzus.

Mary, Tom'un üvey kız kardeşidir.

Ik begrijp Toms frustratie.

Tom'un hüsranını anlayabilirim.

Ik ken Toms zusje.

Tom'un kız kardeşini tanıyorum.

Toms vader was Joods.

Tom'un babası Yahudiydi.

Dat is Toms kat.

Bu Tom'un kedisi.

Wat is Toms adres?

Tom'un adresi nedir?

Toms lichaam was gecremeerd.

Tom'un cesedi yakıldı.

Toms humeur is veranderd.

Tom'un mizacı değişti.

Toms haar is lang.

Tom'un saçı uzun.

Dit zijn Toms skischoenen.

- Bunlar Tom'un kayak botlarıdır.
- Bunlar Tom'un kayak ayakkabılarıdır.

Toms verzoek werd geweigerd.

Tom'un talebi reddedildi.

Maria is Toms tweelingzus.

Mary Tom'un ikiz kız kardeşidir.

Toms vader heet Jean.

Tom'un babasının adı Jean.

Toms fiets is gestolen.

Tom'un bisikleti çalındı.

Toms kleren zijn vuil.

Tom'un giysileri kirli.

Toms verjaardag was gisteren.

Tom'un doğum günü dündü.

Ik ben Toms tandarts.

Ben Tom'un diş hekimiyim.

Toms vader heeft alzheimer.

- Tom'un babası Alzheimer hastasıdır.
- Tom'un babası Alzheimerden muzdariptir.

Ik ben Toms mentor.

Tom'un akıl hocasıyım.

Ik ben Toms stiefvader.

Ben Tom'un üvey babasıyım.

Toms lievelingseten is spaghetti.

Tom'un en sevdiği yemek spagetti.

Toms verjaardag was eergisteren.

Tom'un doğum günü önceki gündü.

Toms sokken zijn vies.

Tom'un çorapları kirli.

Toms hond is schattig.

Tom'un köpeği şirin.

Toms hemd is gekreukeld.

- Tom'un gömleği kırışmış.
- Tom'un gömleği kırış kırış olmuş.

Toms gezicht is bleek.

Tom'un yüzü soluk.

Toms cijfers zijn uitmuntend.

Tom'un notları mükemmel.

Ken je Toms zus?

Tom'un kız kardeşini tanıyor musun?

Ken je Toms moeder?

Tom'un annesini tanıyor musun?

Ken je Toms vader?

Tom'un babasını tanıyor musun?

- Hij is vast Toms broer.
- Hij moet wel Toms broer zijn.

O Tom'un erkek kardeşi olmalı.

- Ik vond Toms design erg mooi.
- Ik vond Toms design erg goed.

Tom'un tasarısını gerçekten beğendim.

- Toms auto was in beslag genomen.
- Toms auto werd in beslag genomen.

Tom'un arabası haczedildi.

Toms familie woont in Boston.

Tom'un ailesi Boston'da yaşıyor.

Toms bedrijf importeert Braziliaanse koffie.

Tom'un şirketi Brezilya'dan kahve ithal ediyor.

Toms portemonnee is bijna leeg.

Tom cüzdanı neredeyse boş.

Toms betovergrootvader was een piraat.

- Tom'un büyük büyük büyükbabası bir korsandı.
- Tom'un dedesinin dedesi bir korsanmış.