Translation of "Toms" in Turkish

0.018 sec.

Examples of using "Toms" in a sentence and their turkish translations:

- Ik ben Toms kamergenoot.
- Ik ben Toms kamergenote.

Ben Tom'un oda arkadaşıyım.

- Toms koffer is daarzo.
- Toms koffer is daar.

Tom'un çantası orada.

Toms strategie werkt.

Tom'un stratejisi işe yarıyor.

Toms deurbel ging.

Tom'un kapı zili çaldı.

Toms handen beefden.

Tom'un elleri titriyordu.

Toms neus bloedde.

Tom'un burnu kanadı.

- Toms dood was een verrassing.
- Toms dood kwam onverwachts.

Tom'un ölümü bir sürpriz olarak geldi.

- Toms favoriete gerecht is lasagne.
- Toms lievelingsgerecht is lasagne.

Tom'un en sevdiği yemek lazanya.

- Ik ken Toms achternaam niet.
- Ik ken Toms familienaam niet.

Tom'un soyadını bilmiyorum.

Toms laarzen waren modderig.

Tom'un botları çamurluydu.

Weet jij Toms telefoonnummer?

Tom'un telefon numarasını biliyor musun?

Dit is Toms flat.

Burası Tom'un dairesidir.

Toms dromen kwamen uit.

Tom'un rüyaları gerçek oldu.

Dit is Toms kanarie.

Bu Tom'un kanaryası.

Kreeg je Toms bericht?

Tom'un mesajını aldınız mı?

Hoe was Toms feestje?

- Tom'un partisi nasıldı?
- Hoe Tom'un ortağıydı.

Wat was Toms achternaam?

Tom'un soyadı neydi?

Toms feestje was saai.

Tom'un partisi sıkıcıydı.

Toms haar is lang.

Tom'un saçı uzun.

Ik herkende Toms auto.

Tom'un arabasını tanıdım.

Dit is Toms boek.

Bu Tom'un kitabı.

Toms veters zijn los.

Tom'un ayakkabı bağcıkları çözük.

Toms Frans is perfect.

Tom'un Fransızcası mükemmel.

Toms appartement ligt overhoop.

Tom'un dairesi dağınık.

Dit is Toms kamer.

Bu, Tom'un odası.

Mary is Toms vriendin.

Mary, Tom'un kız arkadaşıdır.

Dit is Toms computer.

- Bu, Tom'un bilgisayarıdır.
- Bu, Tom'un bilgisayarı.

Toms kamer is leeg.

Tom'un odası boş.

Toms voeten werden nat.

Tom'un ayakları ıslandı.

Toms handelingen zijn onvoorspelbaar.

Tom'un eylemleri öngörülebilir değil.

Toms Frans verbetert zich.

Tom'un Fransızcası ilerliyor.

Toms voorspelling was juist.

Tom'un tahmini doğruydu.

Toms strategie werkt niet.

Tom'un stratejisi işe yaramıyor.

Ze zochten Toms hulp.

Tom'un yardımını aradılar.

Lees jij Toms blog?

Tom'un günlüğünü okur musun?

Ik weet Toms geheim.

Tom'un sırrını biliyorum.

Mary is Toms stiefzus.

Mary, Tom'un üvey kız kardeşidir.

Toms mond werd droog.

Tom'un ağzı kurudu.

Toms familie is arm.

Tom'un ailesi fakirdir.

Toms vader was Joods.

Tom'un babası Yahudiydi.

Ik ken Toms zusje.

Tom'un kız kardeşini tanıyorum.

Ik begrijp Toms frustratie.

Tom'un hüsranını anlayabilirim.

Dat is Toms kat.

Bu Tom'un kedisi.

Ik ben Toms verloofde.

Ben Tom'un nişanlısıyım.

Dat is Toms huis.

- Şu Tom'un evi.
- O, Tom'un evi.

Het is Toms schuld.

Buna Tom neden oldu.

Toms vliegtuig stortte neer.

Tom'un uçağı kaza yaptı.

Wij zijn Toms klaskameraadjes.

Biz Tom'un sınıf arkadaşlarıyız.

Waar is Toms assistent?

Tom'un yardımcısı nerede?

Dit is Toms school.

Bu, Tom'un okulu.

Dit is Toms mes.

Bu, Tom'un bıçağı.

Dit is Toms graf.

Bu, Tom'un mezarı.

Dit is Toms auto.

Bu Tom'un arabası.

Toms verzoek werd geweigerd.

Tom'un talebi reddedildi.

Maria is Toms tweelingzus.

Mary Tom'un ikiz kız kardeşidir.

Toms echtgenote heet Maria.

Tom'un karısına Mary deniliyor.

Weet iemand Toms achternaam?

- Herhangi biri Tom'un soyadını biliyor mu?
- Tom'un soyadını bilen biri var mı?

Toms vader heet Jean.

Tom'un babasının adı Jean.

Toms fiets is gestolen.

Tom'un bisikleti çalındı.

Toms lichaam was gecremeerd.

Tom'un cesedi yakıldı.

Toms humeur is veranderd.

Tom'un mizacı değişti.

Dit zijn Toms skischoenen.

- Bunlar Tom'un kayak botlarıdır.
- Bunlar Tom'un kayak ayakkabılarıdır.

Wat is Toms adres?

Tom'un adresi nedir?

Toms verjaardag was gisteren.

Tom'un doğum günü dündü.

Toms gezicht is rood.

Tom'un yüzü kırmızı.

Dit is Toms hond.

Bu Tom'un köpeği.

Is dit Toms tas?

Bu Tom'un çantası mı?

Maria is Toms vrouw.

- Mary Tom'un karısıdır.
- Mary Tom'un karısı.

Maria is Toms secretaresse.

Mary Tom'un sekreteridir.

Maria is Toms nicht.

Mary Tom'un kuzeni.

Toms kleren zijn vuil.

Tom'un giysileri kirli.

Ik ben Toms mentor.

Tom'un akıl hocasıyım.

Toms vader heeft alzheimer.

- Tom'un babası Alzheimer hastasıdır.
- Tom'un babası Alzheimerden muzdariptir.

Ik ben Toms tandarts.

Ben Tom'un diş hekimiyim.

Ik ben Toms stiefvader.

Ben Tom'un üvey babasıyım.

Toms lievelingseten is spaghetti.

Tom'un en sevdiği yemek spagetti.

Toms verjaardag was eergisteren.

Tom'un doğum günü önceki gündü.

Toms sokken zijn vies.

Tom'un çorapları kirli.

Toms hond is schattig.

Tom'un köpeği şirin.

Toms hemd is gekreukeld.

- Tom'un gömleği kırışmış.
- Tom'un gömleği kırış kırış olmuş.

Ken je Toms zus?

Tom'un kız kardeşini tanıyor musun?

Ken je Toms moeder?

Tom'un annesini tanıyor musun?

Ken je Toms vader?

Tom'un babasını tanıyor musun?

Toms cijfers zijn uitmuntend.

Tom'un notları mükemmel.

Toms gezicht is bleek.

Tom'un yüzü soluk.

- Hij is vast Toms broer.
- Hij moet wel Toms broer zijn.

O Tom'un erkek kardeşi olmalı.

- Ik vond Toms design erg mooi.
- Ik vond Toms design erg goed.

Tom'un tasarısını gerçekten beğendim.

- Toms auto was in beslag genomen.
- Toms auto werd in beslag genomen.

Tom'un arabası haczedildi.

Toms bloedgroep is O-negatief.

- Tom'un kan grubu O negatif.
- Tom'un kan grubu 0 negatiftir.

Toms auto heeft 100 paardenkrachten.

Tom'un arabasının 100 beygir gücü var.

Toms favoriete film is Dumbo.

Tom'un en sevdiği film Dumbo'dur.

Toms vader is erg streng.

Tom'un babası çok otoriter.