Translation of "Parecía" in Turkish

0.026 sec.

Examples of using "Parecía" in a sentence and their turkish translations:

Parecía…

Şey gibi...

- Parecía joven.
- Él parecía joven.

O genç görünüyordu.

Parecía fácil.

Kolay görünüyordu.

Parecía satisfecho.

O memnun görünüyordu.

Parecía feliz.

Mutlu görünüyordu.

Parecía joven.

Genç görünüyordu.

Parecía lluvia.

Yağmur gibi görünüyordu.

Parecía interminable.

Hiç bitmeyecek gibi görünüyordu.

Parecía probable.

O muhtemel görünüyordu.

- Mi esposa parecía asustada.
- Mi esposa parecía sorprendida.

Karım şaşırmış görünüyordu.

Nadie parecía oír.

Hiç kimse duymuş gibi görünmüyordu.

¿Tom parecía disgustado?

Tom üzgün görünüyor muydu?

Ella parecía emocionada.

Heyecanlı görünüyordu.

Tom parecía petrificado.

Tom donakalmış görünüyordu.

No parecía interesada.

O, ilgili görünmüyordu.

Parecía estar hambriento.

O aç görünüyordu.

Tomás parecía sorprendido.

Tom şaşırmış görünüyordu.

Tom parecía feliz.

Tom mutlu görünüyordu.

Tom parecía enojado.

Tom öfkeli görünüyordu.

Tom parecía agradable.

Tom hoş görünüyordu.

Tomás parecía perdido.

Tom kaybolmuş görünüyordu.

¿Tom parecía feliz?

Tom mutlu görünüyor muydu?

Tom parecía triste.

Tom üzgün görünüyordu.

Tom parecía cansado.

Tom yorgun görünüyordu.

Todo parecía calmado.

Her şey sakin görünüyordu.

Ella parecía enferma.

Hasta görünüyordu.

Todo parecía normal.

Her şey normal görünüyordu.

Parecía estar loco.

O deli görünüyordu.

Tom parecía joven.

Tom genç görünüyordu.

Todo parecía bien.

Her şey iyi görünüyordu.

Parecía una eternidad.

- Bana bir ömür gibi gelmişti.
- Bir ömür gibi gelmişti.

Nada parecía funcionar.

Hiçbir şey işe yarıyor gibi görünmüyordu.

Parecía una pistola.

Bir silah gibi görünüyordu.

Tomás parecía tímido.

Tom utangaç görünüyordu.

Tom parecía confundido.

Tom kafası karışmış görünüyor.

- No parecía ser un problema.
- No parecía haber un problema.

Bir problem var gibi görünmüyordu.

No parecía particularmente revolucionario,

Bu tam bir devrim gibi görünmüyordu

Él parecía un médico.

O bir doktora benziyordu.

Este libro parecía interesante.

Bu kitap ilginç görünüyordu.

Tom parecía muy feliz.

Tom çok mutlu görünüyordu.

Carl parecía muy feliz.

Carl çok mutlu görünüyordu.

Parecía haber estado enfermo.

O, hasta olmuş görünüyordu.

Ella parecía no interesada.

O ilgisiz görünüyordu.

Su vestido parecía barato.

Onun elbisesi ucuz görünüyordu.

Esta canción parecía apropiada.

Bu şarkı uygun görünüyordu.

Él parecía muy feliz.

O çok mutlu görünüyordu.

Tom parecía estar enfadado.

Tom öfkeli görünüyordu.

Tom no parecía preocupado.

Tom kaygılı görünmüyordu.

La chica parecía enferma.

Kız hasta görünüyordu.

No parecía tan importante.

Bu o kadar önemli görünmüyordu.

Tom no parecía raro.

Tom bir hilkat garibesi gibi görünmüyordu.

Tom parecía verdaderamente avergonzado.

Tom gerçekten mahcup görünüyordu.

Tom parecía muy cansado.

Tom çok bitkin görünüyordu.

Tom parecía muy triste.

Tom çok üzgün görünüyordu.

El tiempo parecía detenerse.

Zaman durmuş gibi görünüyordu.

Parecía una buena idea.

Bu iyi bir fikir gibi görünüyordu.

Su bisabuelo parecía enfermo.

Büyükdedesi hasta görünüyordu.

Mary parecía estar durmiendo.

Mary uyuyormuş gibi görünüyordu.

El público parecía aburrido.

Seyirci sıkılmış görünüyordu.

Hitomi parecía muy contenta.

Hitomi çok mutlu görünüyordu.

El anciano parecía sabio.

Yaşlı adam akıllı görünüyordu.

¿El coche parecía viejo?

Araba eski görünüyor muydu?

Steve parecía muy feliz.

Steve çok mutlu görünüyordu.

Tom parecía estar ocupado.

Tom meşgulmüş gibi görünüyordu.

- Tom parecía acordarse de mí.
- Parecía que Tom se acordaba de mí.

Tom beni hatırlıyor gibi görünüyordu.

- Ella parecía más bonita que nunca.
- Ella parecía más guapa que nunca.

Her zamankinden daha güzel görünüyordu.

Al principio, todo parecía igual.

Başta her şey aynı gibi görünüyor.

A estas alturas, todo parecía…

O noktada, ormandaki her şey... 304. GÜN

Él jamás parecía lograr nada.

O bir şey başarmış gibi görünmüyordu.

Parecía que él estaba bien.

O, iyi gibi görünüyordu.

Tom parecía estar algo decepcionado.

Tom biraz hayal kırıklığı uğramış gibi görünüyordu.

Ella parecía haber estado enferma.

O hastaymış gibi görünüyordu.

Parecía una buena idea entonces.

O zaman iyi bir fikir gibi görünüyordu.

Todo parecía difícil al comienzo.

- İlk olarak, her şey zor görünüyordu.
- Başta her şey zor görünüyordu.

El porvenir parecía muy negro.

Gelecek çok umutsuz görünüyor.

La historia no parecía real.

Hikaye doğru görünmüyordu.

Parecía ser una buena idea.

O iyi bir fikir gibi görünüyordu.

Tom parecía preocupado por algo.

Tom bir şey hakkında endişeli görünüyor.

Tomás no parecía muy entusiasmado.

Tom çok coşkulu görünmüyordu.

Tom parecía aliviado de verme.

Tom beni gördüğüne rahatlamış gibi görünüyordu.

A Tom no parecía importarle.

Tom umursuyor gibi görünmüyordu.

Él parecía haber sido rico.

O zengin gibi görünüyordu.

La familia parecía estar maldita.

Aile lanet altında görünüyordu.

Parecía que él estaba enfermo.

O, hasta gibi görünüyordu.

Parecía que no había nada.

Hiçbir şey olmadığı görünüyordu.

- Parecía sola.
- Ella lucía sola.

O yalnız görünüyordu.