Translation of "Adónde" in Turkish

0.110 sec.

Examples of using "Adónde" in a sentence and their turkish translations:

- ¿Adónde vas?
- ¿Adónde vais?

- Nereye gidiyorsun?
- Nereye gidiyorsunuz?

- ¿Adónde quiere ir?
- ¿Adónde queréis ir?

Nereye gitmek istiyorsunuz?

- Dime adónde ir.
- Indícame adónde ir.

Bana nereye gideceğimi söyle.

¿Adónde fuiste?

Nereye gittin?

¿Adónde ibas?

Nereye gidiyordun?

¿Adónde iremos?

Nereye gidelim?

¿Adónde vamos?

Nereye gideceğiz?

¿Adónde va?

O nereye gidiyor?

¿Adónde fueron?

Onlar nereye gitti?

¿Adónde irás?

Nereye gideceksin?

¿Adónde van?

Onlar nereye gidiyorlar?

- ¿Adónde fuiste?
- ¿Adónde fuisteis?
- ¿A dónde fuiste?

Nereye gittin?

- ¿Sabes para adónde fue?
- ¿Sabes adónde fue?

Onun nereye gittiğini biliyor musun?

- ¿Adónde vas?
- ¿Adónde va?
- ¿A dónde vas?

Nereye gidiyorsun?

- ¿Hacia dónde te diriges?
- ¿Adónde os dirigís?
- ¿Adónde se dirigen?
- ¿Adónde se dirige?

Ne tarafa gidiyorsunuz?

- ¿Adónde van?
- ¿A dónde van?
- ¿Adónde van ellos?

- Onlar nereye gidiyorlar?
- Onlar nereye gidiyor?

- ¿Adónde te decidiste ir?
- ¿Adónde se decidió ir?

Nereye gitmeye karar verdin?

- ¿Adónde ha ido ella?
- ¿Adónde se ha ido?

- Nereye gitti?
- O nereye gitti?

- ¿Adónde quieres ir?
- ¿Adónde quiere ir?
- ¿A dónde te gustaría ir?
- ¿Adónde querrías ir?

- Nereye gitmek istiyorsunuz?
- Nereye gitmek istersin?

¿Adónde fuiste ayer?

Dün nereye gittin?

¿Adónde fue ayer?

O dün nereye gitti?

¿Adónde vamos hoy?

Bugün nereye gidelim?

¿Adónde vas saliendo?

Nereye gidiyorsun?

¿Sabes adónde fue?

Onun nereye gittiğini biliyor musun?

¿Adónde va Tom?

Tom nereye gidiyor?

¿Adónde vas, papá?

Nereye gidiyorsun, baba?

¿Adónde iba Tom?

Tom nereye gidiyordu?

¡Eh! ¿Adónde vas?

- Hey, nereye gidiyorsun?
- Hey, nereye gidiyorsunuz?

¿Adónde van ustedes?

Siz arkadaşlar nereye gidiyorsunuz?

¿Adónde podemos ir?

Nereye gidebiliriz?

¿Adónde vas ahora?

Şimdi nereye gidiyorsun?

¿Adónde me lleváis?

Beni nereye götürüyorsunuz?

¿Adónde te mandaron?

Seni nereye gönderdiler?

¿Adónde vamos mañana?

Yarın nereye gidiyoruz?

¿Adónde va, señor?

Bayım, nereye gidiyorsunuz?

¿Adónde vas, mamá?

Nereye gidiyorsun anne?

¿Sabes adónde vas?

Nereye gittiğini biliyor musun?

¿Adónde van ahora?

- Şimdi nereye gidiyorlar?
- Onlar şimdi nereye gidiyor?

¿Adónde iban ellos?

Onlar nereye gidiyorlardı?

- ¿Adónde vas?
- ¿Para dónde va?
- ¿Adónde va?
- ¿A dónde vas?
- ¿Para dónde vas?
- ¿Tú adónde vas?

- Nereye gidiyorsun?
- Nereye gidiyorsunuz?

- ¿Hacia dónde te diriges?
- ¿Adónde se dirigen?
- ¿Adónde se dirige?

Nereye yöneliyorsunuz?

- ¿Adónde vas con tanta prisa, mocita?
- ¿Adónde vas con tanta prisa, muchacha?
- ¿Adónde vas con tanta prisa, chiquilla?
- ¿Adónde vas con tanta prisa, niña?

Böyle aceleyle nereye gidiyorsun, kız?

- ¿Adónde vas? - A Maldonado.

-Nereye gidiyorsun? -Maldonado'ya.

No sabía adónde ir.

Nereye gideceğini bilmiyordu.

Le pregunté adónde iba.

Ona nereye gittiğini sordum.

¿Adónde ha ido Joe?

Joe nereye gitti?

No sé adónde ir.

Nereye gideceğimi bilmiyorum.

¿Adónde se fue ayer?

O dün nereye gitti?

¿Adónde va esta pieza?

Bu parça nereye gidiyor?

No tengo adónde ir.

Bir yere gitmemem gerekir.

¿Adónde han ido todos?

Herkes nereye gitti?

Me dijo adónde ir.

O bana nereye gideceğimi söyledi.

Sé adónde debo ir.

Nereye gideceğimi biliyorum.

¿Adónde tenemos que ir?

Nereye gitmeliyiz?

Tom sabía adónde iba.

Tom nereye gideceğini biliyordu.

¿Adónde fuiste con Tomás?

Tom'la nereye gittin?

Nadie sabía adónde fue.

Onun nereye gittiğini hiç kimse bilmiyordu.

- ¿Dónde?
- ¿En dónde?
- ¿Adónde?

Nereye?

¿Adónde vas el lunes?

Pazartesi günü nereye gidiyorsun?

¿Adónde vas de vacaciones?

Tatilde nereye gidiyorsun?

¿Adónde va este tren?

Bu tren nereye gidiyor?

Hola, Tom, ¿adónde vas?

- Selam Tom, nereye gidiyorsun?
- Merhaba Tom, nereye gidiyorsun?

- ¿Adónde vas?
- ¿Dónde vas?

Nereye gidiyorsun?

Amigo Guaman, ¿adónde vas?

Ahbap Guaman, nereye gidiyorsun?

- No me importa adónde vaya Tom.
- Me da igual adónde vaya Tom.

Tom'un nereye gideceği umurumda değil.

- ¿Adónde crees que conduce el camino?
- ¿Adónde crees que lleva el camino?

Bu yolun nereye götürdüğünü düşünüyorsunuz?

¿Y adónde conduce todo esto?

Bütün bunlar nereye gider?

Él me dijo adónde ir.

Bana nereye gideceğini söyledi.

- ¿Adónde vas?
- ¿A dónde vas?

Nereye gidiyorsun?

Tom sabe justo adónde ir.

Tom tam olarak nereye gideceğini biliyor.

«Venga, vámonos.» «¿Adónde me llevas?»

"Hadi gidelim." "Beni nereye götürüyorsunuz?"

No sé adónde ha ido.

Onun nereye gittiğini bilmiyorum.

- ¿Adónde irás?
- ¿A dónde irás?

Nereye gideceksin?

¿Adónde ha ido este hombre?

Nereye gitti bu adam?

¿Adónde ibas a la escuela?

- Okula nerede gittin?
- Nerede okudun?

Sé adónde ha ido Tom.

Tom'un nereye gittiğini biliyorum.

¿Realmente quieres saber adónde fuimos?

Nereye gittiğimizi gerçekten bilmek istiyor musun?

- ¿Adónde van?
- ¿A dónde van?

- Onlar nereye gidiyorlar?
- Onlar nereye gidiyor?

- ¿Adónde vais?
- ¿A dónde van?

Nereye gidiyorsunuz?

¿Adónde fuiste el domingo pasado?

Geçen Pazar nereye gittin?