Translation of "Goed" in Turkish

0.042 sec.

Examples of using "Goed" in a sentence and their turkish translations:

Goed werk. Goed gedaan.

Tamam, iyi iş. Aferin.

Eind goed, al goed.

İyi biten her şey iyidir.

- Goed werk!
- Goed gedaan!

- İyi iş!
- İyi iş çıkardın!

Wie goed doet, goed ontmoet.

Ne ekersen onu biçersin.

- Goed werk!
- Mooi gedaan!
- Goed zo!
- Goed gedaan!
- Chapeau!
- Bravo!

- Aferin!
- İyi iş çıkardın!

- Goed voor jullie.
- Goed voor u.

- Senin için iyi.
- Bravo.
- Aferin.
- İyi yapmışsın.

- Goed. En jij?
- Goed. En u?

İyiyim. Ya sen?

- Luister nu goed.
- Luister nou goed.

Şimdi dikkatle dinle.

- Hij spreekt goed.
- Zij spreekt goed.

O iyi konuşur.

- Het is goed afgelopen.
- Het liep goed af.
- Het eindigde goed.
- Het is goed verlopen.

O iyi bitti.

Goed gedaan.

İyi işti.

Goed werk.

İyi işti.

- Nou!
- Goed!

Tamam!

Klinkt goed!

Kulağa hoş geliyor!

Goed schot!

Güzel atış!

Kijk goed!

Dikkatle izleyin.

Kijk goed.

Yakından izleyin.

Net goed!

Oh olsun!

Alles goed?

Her şey yolunda mı?

Heel goed!

Çok iyi!

Goed idee.

Muhteşem fikir.

- Oké.
- Goed.

Tamam.

Maar goed.

Her neyse.

Luister goed.

iyi dinleyin.

Echt goed!

Çok iyi!

- Okidoki.
- Goed.

Pekala, sorun yok.

- Heel goed, dankjewel.
- Heel goed, bedankt.
- Heel goed, dank je wel.

- Çok iyi. Teşekkür ederim.
- Çok iyiyim, teşekkür ederim.

Het is goed, maar niet goed genoeg.

- İyi ama yeterli değil.
- İyi ama yeterince iyi değil.

- Kun je goed skiën?
- Kunt u goed skiën?
- Kunnen jullie goed skiën?

İyi kayak yapabilir misin?

- Je hebt goed geraden.
- U hebt goed geraden.
- Jullie hebben goed geraden.

- Doğru tahmin ettin.
- Doğru tahmin ettiniz.

- Jouw Duits is goed.
- Uw Duits is goed.
- Jullie Duits is goed.

Senin Almancan iyi.

- Luister goed naar mij.
- Luister goed naar wat ik zeg.
- Luister goed!

Dinleyin!

- Wat goed is voor u, is goed voor mij.
- Wat goed voor jou is, is goed voor mij.

Senin için iyi olan şey benim için de iyidir.

- Zorg goed voor uzelf!
- Zorg goed voor jezelf!

Kendinize dikkat edin!

- Ik heb goed nagedacht.
- Ik dacht goed na.

Çok düşündüm.

- Hoe goed is zij?
- Hoe goed is hij?

O ne kadar iyi?

- Hij speelt zeer goed.
- Hij speelt erg goed.

O çok iyi oynuyor.

- Dat is best goed.
- Dat is goed genoeg.

Bu yeterince iyi.

- Pas goed op jezelf.
- Zorg goed voor jezelf.

Kendine iyi bak.

SJ: Goed, laten we dat doen. Goed idee.

SJ: Tamam, hadi yapalım, harika bir fikir.

- Ken je Tom goed?
- Kent u Tom goed?

Tom'u iyi tanır mısınız?

Goed, vrienden. Hallo.

Pekala arkadaşlar, merhaba.

Dat is goed.

İşte bu çok iyi.

Goed gedaan, jij.

Aferin size!

Goed wijd staan.

Güzel ve geniş bir açı.

Dat voelt goed.

Bu iyi bir his.

Dus, goed werk.

İyi işti.

...voelt alles goed.

her şey yolunda oluyor.

Mike zingt goed.

- Mike iyi şarkı söylüyor.
- Mike iyi şarkı söyler.

Ze zingt goed.

O iyi şarkı söyler.

Dit smaakt goed.

Bunun tadı iyi.

Luister alstublieft goed.

Lütfen dikkatle dinleyin.

Je bent goed.

Sen iyisin.

Behandel hem goed.

Ona iyi davran.

Zij is goed.

- O iyi.
- O iyidir.

Het voelde goed.

Bu iyi hissettirdi.

Hij praat goed.

O, iyi konuşur.

Dat ruikt goed.

O güzel kokuyor.

Ze zijn goed.

Onlar iyi

Bier is goed.

Bira güzeldir.

Tom tekent goed.

Tom iyi çizer.

Alles was goed.

Hiçbir şey yanlış değildi.

Was het goed?

İyi miydi?

Onthoud het goed.

Onu iyi ezberleyin.

Dit ruikt goed.

Bu güzel kokuyor.

Goed. En u?

İyiyim, peki ya sen?

Aoi danst goed.

Aoi iyi dans eder.

Dat was goed.

O iyiydi.

Paraplu's verkopen goed.

Şemsiyeler iyi satılır.

Alles komt goed.

Her şey tamam olacak.

Goed, dank je.

İyiyim, teşekkürler.

Ze zwemt goed.

O, iyi yüzer.

Dat klinkt goed.

O iyi görünüyor.

Tom is goed.

Tom iyidir.

Doe het goed.

Onu doğru yap.

Dat klonk goed.

O iyi görünüyordu.

Dit klinkt goed.

Bu iyi görünüyor.

Is Tatoeba goed?

Tatoeba güzel mi?

Is alles goed?

Her şey düzenli mi?

Ze typt goed.

O iyi yazar.

Seks is goed.

Seks iyidir.

Goed zo, Tom.

Bravo Tom!

Ok, goed dan!

Tamam be tamam!

Alles goed, maat?

- Naber Adamım (Dostum).
- İyi misin evlat?