Translation of "Sucio" in Turkish

0.022 sec.

Examples of using "Sucio" in a sentence and their turkish translations:

Es trabajo sucio.

O sahtekarlık.

Tom estaba sucio.

Tom kirliydi.

Hubo juego sucio.

Bu bir suikasttı.

El océano está sucio.

Okyanus kirli.

El vaso está sucio.

Bardak kirli.

Este tenedor está sucio.

Bu çatal kirli.

El tenedor está sucio.

Çatal kirli

Mi corpiño está sucio.

Sütyenim kirlendi.

Había acordado su mundo sucio

pis dünyasını bize anlaşmıştı

Si su pasado es sucio

geçmişi kirliyse demek ki

El refrigerador chico está sucio.

Küçük buzdolabı kirli.

Porque está sucio y mojado.

Çünkü o, kirli ve ıslak.

¡Mi cabello está muy sucio!

Saçım çok kirli!

No quiero hacerte el trabajo sucio.

Senin pis işlerini yapmak istemiyorum.

Es un trabajo sucio y pesado.

Bu pis ve yorucu bir iş.

El cuarto de baño está sucio.

Banyo kirli.

El sombrero estaba sucio por arriba.

Şapkanın üstü kirli idi.

¿Quién quiere lavar mi coche sucio?

Kim benim kirli arabamı yıkamak ister?

Por favor, limpie el suelo sucio.

Lütfen kirli zemini temizle.

- La nevera está sucia.
- La heladera está sucia.
- El refrigerador está sucio.
- El frigorífico está sucio.

Buzdolabı kirli.

- Traeme un plato limpio y llevate el sucio.
- Tráeme un plato limpio y llévate el sucio.

Bana temiz bir tabak getir ve bu kirli tabağı alıp götür.

¡No bebas agua en el vaso sucio!

Kirli bardaktan su içmeyin!

El jabón ayuda a remover lo sucio.

Sabun kiri temizleyebilir.

El cabello de Tom se ve sucio.

Tom'un saçı kirli görünüyor.

No puedo trapear este piso. Está demasiado sucio.

Bu zemini paspaslayamam. O çok kirli.

Es trabajo sucio, pero alguien tiene que hacerlo.

Pis bir iş ama biri bunu yapmak zorunda.

Vi a un perro sucio entrar al jardín.

Bir itoğluitin bahçeye girdiğini gördüm.

Mamá está lavando al perro porque está sucio.

O kirli olduğu için annem köpeği yıkıyor.

O un restaurante con un servicio terrible realmente sucio,

berbat servisi olan, oldukça pis bir restoran

Tom no quería hacer el trabajo sucio de ellos.

Tom onların kirli işini yapmak istemedi.

Quieres que yo te haga el trabajo sucio, ¿verdad?

Senin pis işini benim yapmamı istiyorsun, değil mi?

El pelo de Tom siempre está grasoso y sucio.

Tom'un saçı daima yağlı ve pis.

No puedo ver nada. El parabrisas está muy sucio.

Bir şey göremiyorum. Ön cam çok kirli.

El niño sucio resultó ser un príncipe en disfraz.

- Kirli çocuğun kılık değiştirmiş bir prens olduğu ortaya çıktı.
- Üstü başı kirli çocuğun kılık değiştirmiş bir prens olduğu ortaya çıktı.

¿O el restaurante que está sucio con un servicio terrible?

Veya berbat servisi olan pis bir restoran?

A él no le importa si su auto está sucio.

Arabasının kirli olmasını umursamaz.

Mira, mi perro no está tan sucio como el tuyo.

Bak, benim köpeğim sizinki kadar kirli değil.

- El niño está sucio.
- El niño es guarro.
- El niño es un guarro.

Çocuk kirli.

- Me voy a bañar porque estoy sucio.
- Me voy a bañar porque estoy sucia.

Şimdi banyo yapacağım çünkü kirliyim.

- El jabón ayuda a remover lo sucio.
- El jabón ayuda a eliminar la suciedad.

- Sabun kiri çıkarmaya yardım eder.
- Sabun kiri çıkarmaya yardımcı olur.

Si el terminal metálico de chapa, del juego de la casete, está sucio, puede ser difícil que el juego se inicie, cuando se inserta la casete en la consola de juegos.

Eğer oyun kasetinin metal plaka terminali pis ise oyun konsoluna kaset yerleştirildiğinde oyunun başlaması zor olabilir.